Tanrı Dağlı Akkartal 6. Bölüm : AKKARTAL BİZANSTA

2014-07-29 08:24:00

AKKARTALBİZANS'TA

 

Günler  süren  yolculuktan  sonra  nihayet  bir  kuşluk  vakti, boğazınberiyakasında birtepededurmuş,mavigökyüzünde, arkasından yavaşyavaşyükselenpırıltılıbirgüneşineşliğinde,nefes kesengüzelliğiyle Bizans'ınkurulubulunduğuefsanevîşehriseyre dalmıştı.  Bulunduğu  yerden  uzun  bir     müddet     şehri  seyreden Akkartal, nitekimatını,   boğazınöteyakasınageçişsağlanan bir kıyısına sürmüştü. Buradankarşıyaadamveyükgeçireniriliufaklı birçokgemivardı.Atınıyüklemeyapılanbüyükbirgemininyanaşmış bulunduğuiskeleyesürmüş, hem kürek, hem deyelkenlehareketeden gemi,çoksürmedenkarşıkıyıyaulaşmıştı.

 

Yükseksurlarınönündeki  büyük  kapıdangiren,  çıkan  çoktu. Bunlarıniçindeikitekerlekli zahire,meyveveşarapfıçısıyüklü kağnılarıylavedörttekerlekliatarabalarıylagelmişolanköylülerve


süvarilervardı.Büyükkapınınönündeduranmuhafızlar, gözüne kestirdiklerini hemendurdurup,ancaksorguladıktansonraiçeri bırakıyorlardı.Onunyaklaştığınıgören,  elinde  kargısı,  başındauzun tüylü    miğferi,    kısa    etekli,    derisaçaklı,yelekten oluşan üniformasıylabirnöbetçiseslenerek:

 

-Heyatlı,durbakalım.Kimsin,nemaksatlagirmekistersin

Bizans'a?

 

-Turandiyarından, BizansİmparatoruHeraklisileulukağan MoyenÇoradınagörüşmek içingelenbirelçiyim.Herhaldebana refakateder,imparatorluksarayınayolgösterirsiniz?

 

Busözlerkarşısındabiranbocalayanasker:

 

-Olabilir,fakatbunadairbirkimlikkanıtlayıcı belgenizvarmı, yoksagiremezsiniziçeri.

 

Akkartal:

 

-Elbette!

 

Dedikten sonra,birzamanlar Kağanınvermişolduğu, ceylan derisiüzerinealtınyaldızlaişlenip,damgalanmış olanberatve buyrultuyu,koynundakimahfazasından çıkarıp,göstermişti.Bunu görennöbetçi,içeriğiniokuyupanlayamamış olmasınarağmen, gördüğüşeyinresminiteliktaşıyanbirevrakolduğunakanaatetmişve durumudiğerarkadaşlarıyla danışıp,içlerindenbirisionarefakatle görevlendirilmişti.

 

İmparatorunsarayıiçhisardâhilindekalıyorveolsaolsaikiyüz adımlıkbirmesafedeydi.Orayadoğruatlarıyla  yönelirken,şehir  çok hareketlive  kalabalıktı.Saray  muhafızlarının   bulunduğu   yüksek giriş  kapısınınönündedurulup,  vaziyetaçıklanınca,haftadabirelçi kabulüyaptığını vebununsayarınatekabülettiğiniöğrenebilmişlerdi. Fakat buna      rağmen,      içeri      alınan      Akkartal,      saray misafirhanesine   kabul   edilip,   teşrifatlaağırlanmıştı. Yarınakadar çokzamanıolup,çıkıpbirazdolaşmak istemiş, bununiçinyanına hemenbirmihmandarverilmişti.

 

Mihmandar Vasilimisafirinekarşıçokkibardavranan, İmparatorun özelhafiyelerinden    biriydi.Akkartal    isterse,    biraz sonra       hipodromda       yapılacak       olankarşılaşmaları dahi izleyebileceklerini      söylemişti.      Burada      İmparatorun      özel


muhafızlarından seçilmişolancilasunlarakarşıdövüşenesirler,yada gönüllü  savaşçılar,  kıran  kırana  kapışıyorlarmış.      Akkartal      bu teklifi      kabul      etmiş      ve      kalabalığın      arasından      geçerek tribünlerden birinde,halkınarasındayeralmışlardı.Paralıgirişetabi olanbukarşılaşmalar, çoğunluklakanlıbittiğindençokilgi görüyorlardı. Bunedenletribünlerdeadetabirizdihamolup,hiçboş yerkalmamıştı.Bukarşılaşmalar sonucueldeedilenhâsılatınbir bölümüdekazanansavaşçılara  veriliyormuş. Buna  daha  çok  esir savaşçılar   ilgigösterip,esarettenkurtulmavaadidolayısıylaiştirak etmektelermiş. Ancak,kazananlargenellikleimparatorunadamları olurmuş.Nadirendeolsakazanan bazıesirlerolmuyor değilmiş. İşte bu   gündövüşmesibeklenenArpaddahalkınfavorisiolanMacar asıllıbiresirmiş.Denildiğine göreşimdiyekadaryaptığıdövüşlerde İmparatorun üçadamınıyenerek,öldürmeyibaşarmışimiş.Fakatbu günnispetendahaçetinrakiplerleişivarmış.Şayetbunlarıdayenerve karşısınabaşkacarakipdeçıkmazsa,özgürlüğünü hak kazanabilecekmiş.

 

HükümdarLocasıAkkartal'ın dabulunduğutribününtam karşısındayükseksütunlarüzerindekurulmuştu. Yarışlarınbaşlangıç vebitişinionunvereceğiişaretlerbelirliyordu.

 

Nihayetyükseksütunlugörkemlirevaküzerinde maiyetiyle azametiçindeoturanİmparator, elindekimormendilihızlaaşağı indirmişti.Bunuizleyensaniyelerde arenanınheriki   yanından karşılıklı  açılan  kapılardan,  aynı  anda  iki  iri  yapılı,  eli  kılıçlı savaşçı,izleyenlerincoşkunşamatalarıarasındagörünmüşveağırağır meydanadoğruyürümüşlerdi.

 

ArpadadlıMacarsavaşçısının, seyircikitlesiniyukarıkaldırmış olduğuelleriyleselamladıkça, lehineyapılantezahüratetrafı çınlatıyordu. Buaradaonunsondurumunugörmekiçinsabırsızlıkla bekleşenbahisçilerdehemenparalarınıyatırmayabaşlamışlardı. Bir aksilikolmadıkça,onunyinekazanacağınainanılıyordu.

 

Kahverengiuzunsaçlı,konveksburunlu,uzunçeneli,genişalınlı Macarsavaşçı,aynızamanda uzunboyluvegenişomuzluydu. Kaslarının uzaktandahiseçilirolması,onunçokidmanlıvegüçlübir yapıya  sahip  olduğunu  gösteriyordu.  Karşısındaki  rakip  de  ondan aşağıolmayıp,sakallıyüzüveirihatlarıyladahakabavegorilimsibir


yapıyasahipti.Herikisinindebeldenüstüçıplaktı.Üstlerinde sadece kalınkemerlikısabirerderişortvekısakonçluderiçizmelervardı. Bukıyafetoradadövüşenbütünsavaşçılardatektipti.

 

Derkeniyiceyaklaşansavaşçılar,yekdiğerinitartanbakışlarla biranduraladıktan sonra,Bizanstipibireruzunmeçlesaldırıya geçmişlerdi. İlketaptaMacar'ındahaatikolmasınakarşın,Slavasıllı diğersavaşçınındahasertdarbelerindirdiğifark ediliyordu.Fakatatik olanahamleisabetettirmek çokdahazordu.Buyüzdenkarşıtarafın çoğu  hamlesi  boşa  gidiyor,  geçen  zamanla  ataklar  hızını kaybediyordu.Seyircikitlesinefesinitutmuşdövüşüizliyordu.

 

BiraraAkkartal,yanındakimihmandarVasili’yedönerek:

 

-Sizcekimyenecek?

 

-Elbettekiayıİgor!

 

-Nedenbunahükmediyorsunuzpeki?

 

-Ondançekinmeyengladyatöryokdaonuniçin.

 

-Öylemi,bakalımgöreceğizbirazsonra.

 

-Sizinfavorinizötekianlaşılan.

 

-Yalnızbenimmi,baksanıza,sizdenbaşkaherkesin.

 

-Olsun,bencegenedeayıİgorkazanır.

 

Mihmandar  gerçi  lâfzen  böyle  diyordu,  ama  gerçekte  o  da bundan  pek  emin  değildi  artık.  Çünkü  ilerleyen  dakikalarda  ayı İgor'unhayliyavaşladığı gözdenkaçmıyor,buna   kaşın   Macar dövüşçünün hızıartıyor,herhamlesirakibinibirazdahayalayıp geçiyordu.  Bu  gidişle  isabet  ettirmesi  an  meselesiydi.  Nitekim beklenen  olmuş,  İgor'un  ağır  aksak  bir  hamlesini  eskivle  atlatan Macar,onugöğsününtamortasındanşişleyivermişti. Gövdesine saplanankılıcıngeriçekilmesiyle birferyatkoparanİgor,anındayüz üstüyerkapaklanmıştı.Bunuizleyentribünlerinçıkardığışamatayeri göğüinletirolmuştu. Kazandığını  belirten  bir  jestle  kılıcını  yukarı kaldıran    Arpad,    seyircilerin   çığlık    ve  ıslıklarınındinmesinden sonra,yönünüİmparatorun oturmaktaolduğutarafadönerekyüksek sesle:

 

-İmparator hazretleridurumugözleriylegördüler!Yakarşıma başkabirisiçıksın,yahutdesturverinhemenserbestbırakılayımartık!


Demişti.Biradamınındahayenilmişolmasıİmparatorun keyfini kaçırmış,birişaretlehemenbaşkabiriningönderilmesinibuyurmuştu. Bununüzerineölensavaşçının çıkmışolduğukapıtekraraçılmışve oradanbudefaelibaltalı, belikılıçlıbirinsanazmanıolanBizanslı Kostaçıkmıştı.Macardövüşçübuadamı  hemen  tanımıştı.  Solgözü, aldığı  bir  kılıç  yarasındanötürü  az  çok  sakatlanmış olduğundan, onalakapolarak“KörKosta”diyorlardı. KörKostakuralaaykırı davranarak arenayaikisilahlabirdençıkmıştı.Biraraelindekibaltayı işaret  parmağıgibi  kullanarakrakibine"  Şimdi  sana  gösteririm" diyordu.Karakıvırcıksaçları,genişavurtları, çökükburnu,genişalnı vekalınbeliyleürkütücübirgörünüşüvardı.Macarsavaşçısınınişibu defadahazorgibiydi. Amabaşkaseçeneğideyoktu.Yabuadamıda yenipmuhtemelen serbestkalacak,yadaölüp,buesarettenartıko şekildekurtulacaktı.

 

Nitekim  karşı  karşıya  geldiklerinde,  Kör  Kosta  iğrenç  bir şekilde   gülmüştü.Hemenardındandarakibininboynunuuçurmaya yönelikilkhamlesiniyapmıştı.FakatatikdavrananMacarbundanson anda  geri  sıçrayarak  kurtulmayı  bilmişti.  Ancak  Kosta  çok  hızlı olarak,haklıbirünesahipti.Darbelerinin ardıarkasıkesilmiyor, rakibinebirhamlefırsatıbilevermiyor, onuhepgerisürüyordu.Az sonrakenardaki duvarındibinevarılacakveoradadahazorduruma düşeceğiiçi,Macarbirandageriçekilmeyönünüdeğiştirmişti. Fakat Kostahiçaravermedensaldırıyordu. Elindekiirisavaşbaltasıkalın pazulu  kollarındabir  oyuncak  kadar  hafif  ve  hızlı  ölümkavisleri çiziyordu.Birandadurup,tasdikdeğiştirmeğe vedahaağırhareket etmeğekararverenMacar,rakibini böylece birtuzağadüşürecekti. Aralarındaki mesafebiradımkadarken,onuortadanikiyebiçmeye yönelikbirhamleye kalkışanKosta'yıkötübirakıbetbeklemekteydi. Çünkübugidişletuzağadüşmesianmeselesiydi. Birazönce,artık yakalanacakmış gibiyavaşlayıp,yerindesabitduranMacar,son salisede  kenaraçekilmişveoandaönesertbirdürtüşyaparak,onu tamçenealtındanyakalamıştı.Neyeuğradığını   anlayamayan   Kör Kosta,  höykürüp,  boğuk  sesler  çıkarırken  ve  bir  anda boğazından fışkırankızılkanaboyanmıştı. Geriçekilenucukanlıkılıcaveonun sahibinebirandurupinanamayan gözlerlebakmış,sonradengesini kaybedip,sırtüstü yereyuvarlanmış,oradabirikidebelendiktensonra öylecekalmıştı.


Budurumİmparatoruheptenkızdırırken, izleyenleridahabir coşturmuş,   kan   görmekten   adeta   zevk   alan   bu   kitleyi   çılgına çevirmişti.İmparatorunonuserbestbırakmak,yadaokçumüfrezesine oklatmaktan başkaseçeneğikalmamıştı.Gereksiztepkiçekmek istemediğinden,  öfkesini  dizginleyip,  onun  hemen  serbest bırakılmasını  emretmişti.

 

Tribünlerdeki kalabalığınattığısloganlar,Macarsavaşçısının hemenserbestbırakılmasınıdayatıyordu.Bu    sırada    Akkartalve Vasilidışarıya  yönelmişlerdi. Yantaraftandışarıyaaçılanbaşkabir kapıdandaMacarsavaşçıçıkarılmıştı. İmparatorözelçıkışkapısını kullanarakoradandahaönceayrılmıştı.

 

Akkartalveyanındakimihmandarnihayetdışarıçıktıklarında, onadımötelerindeArpad'ıgörmüşlerdi.Koşarakkendisinikucaklayan gençbiradama:

 

-Görüp,yaşadıklarımainanamıyorum Yorgo,seningibi,nihayet bendeözgüroldum galiba!DiyenArpad,dostuolduğuanlaşılanbu gençadamıhalenbırakmamıştı.

 

Nitekimayrıldıklarında:

 

-Bunaçokçoksevindim Arpad.Tribündeçokduaettim.Şükür kikazanmayıbildinsonunda.Haydihemengidelimburadan.

 

Böyleceonlaröndengiderlerken, AkkartalvemihmandarVasili onadımarkalarındantakipedergibiyürüyorlardı.

 

VasilibiraraAkkartal'a:

 

-Çok affedersiniz,fakatacilenbiryereuğramamgerektiğişimdi geldiaklıma.Hemsarayayalnızdadönebilirsiniz,bendeişimigörüp birazdantekrargelirim.Olmazmı?

 

-Tabi,tabiibuyurunişinizebakınsiz.Benimeraketmenize de gerekyok.

 

Derken  oradan  ayrılan  Vasili,  seri  adımlarla  yandakidar  bir sokağadalmıştı.Bu  durumuçaktırmadanizlemişolduğuanlaşılan Yorgo,hemenArpad’adönerek:

 

-  Dostum hadidavran,banakalırsa  hava  bozmağa  başlıyor. Hemenburadankaybolsakdahaiyiolacak.Çünkükorkarım başımız yenidenderdegirecek!Demişvehemenardındanhızla   bir   yan


sokağasapmışlardı. OnlarıizleyenAkkartaldadurumunfarkına varmıştı.Yanındanalelaceleayrılanmihmandarınbutavrınızaten pek hayrayormayıp,konuşulanları daişitincekuşkusukesinleşmişti. Anlaşılanoyduki;İmparatorun adamlarıortalıksakinleşip, seyirci kitlesidağılıncaMacar'ıtekraryakalamakistiyorlardı.

 

Macar   ve   dostunun  girmiş   oldukları  kuytu   sokağa   sapan Akkartal,o  an  için  pekummadığıbir  durumlakarşılaşmıştı.Eski tutsaklarınartıkkaçıp,izlerinikaybettirmiş olacaklarınısanıyordu çünküo.Fakatgirdikleri sokağınsonundabiralanda,etraflarıpusatlı birpalikaryamangasıyla sarılmış,başlarınınyenidendertteolduğunu görmüştü.Yanlarında silaholaraksadeceYorgo'nungetirmişolduğu ikikamayıforaederek,sırtsırtadayanmış, kendilerinizorlabileolsa teslimalmakisteyenaskerlerekarşıdirenmeyehazırlanıyorlardı. Her nasılhaberalmışlarsa, gelereketraflarınısarmışolanaskerlerekarşı pekşanslarıyokgibiydi.Akkartaldaseriadımlarla orayayönelirken, askerlerinkomutanıonlarahitapla:

 

-Silahlarınızı atıp,hementeslimolun,yoksagüçkullanmak zorundakalacağım! BusıradaorayaulaşmışolanAkkartalhemen müdahaleederek,sertbirtonla:

 

-Heysiz!Ayıpdeğilmibuyaptığınız. İmparatorhazretlerinin alenenserbestbıraktırdığı, bunuçokdahaketmişolanbiradamıne haklayenidentutuklamayakalkışıyorsunuz?!

 

-Sendekimoluyorsunbeadam, vargitişine,canınamısusadın yoksa?!

 

Busözlerüzerine, elinikabzayaatıp,sorunuartıkkılıcın çözeceğinekararverenAkkartal,haylizamandıriş  tutmamışolan Alpagut'uyenidensıyırmadan,sonbirdefa:

 

-Buadamlarırahatbırakın,haksızlıketmeyindiyorum!Diyerek, ihtaretmişti.Amaonlarıncevabıkılıçvekargılarla üzerineyürümek olmuştu.Bu  andanitibarenişlemeyebaşlayansavaşmakinesi,bir andakorkunçbirfırtınayadönüşmüş, havalardankılıçvekargı parçaları  yağmaya  başlamıştı.  Bir  anda  neye  uğradıklarını anlayamayan   Bizanslı   askerler,   aldıkları   yaralarla   canlarından olmamakiçinkaçışmaya başlamış,çokgeçmedenarasokaklarda kaybolmuşlardı.  Bütün  bunları  hayretle  izlemekte  olan  Arpad  ve Yorgoderhalonunyanınagelerek:


Yorgo:

 

-Çoksağolsavaşçı,bizim içinbaşınıderdesokmuşoldun. İstersenbirliktegidelim.Çünküçoksürmezdahakalabalıkgelirler.

 

-Meraketmeyin,çünküazsonrabenihiçaramayacakları bir yerdeolacağım.Sizgidebilirsiniz.

 

MacarArpad:

 

-Bariayrılmadan adını  bağışlayıp,  sonratekrar  görüşeceğimiz biryersöylesavaşçı.Çünkübuiyiliğinaltındakalmakistemem.

 

-Turandiyarından gelenbirgezginim,adımAkkartal.Saraydan başkabiryeradıdabilmem.Belkitesadüfenkarşılaşırızgene.

 

-Tamam,ilkfırsattagenegörüşeceğiz.

 

Bu   kısa   konuşmadan   sonra   hemen   oradan   ayrılmış,   dar sokaklarda  kaybolmuşlardı.  Akkartal  saraya  gelmiş,  kendisi  için ayrılanmisafirhanede istirahatederken,neredeysebirazsonra çıkagelmişti Vasilide.Amayüzündekiifade,kafasınınhaylikarışık olduğunugösteriyordu. Ondanayrıldıktansonra,ihbardabulunmak için   gittiği   garnizondan  ayrılmayıp,  sonucu   beklemişti.  Zira   o gelmedenbiraz  önce  diğer  hafiyelerinvermiş  olduğu  habere  göre hemenhareketegeçmişolanaskeribirlik,hezimete uğramanın perişanlığıilegeridönmüş,yaşadıklarına dairabuksabukşeyler söylüyorlardı. Kimisiongladyatörünanisaldırısınauğramış olduklarını,kimiüçkişiylebaşaçıkamadıklarınıanlatıyordu.

 

NitekimAkkartalVasili’ye:

 

-Sayınmihmandarımıdüşündürenbirkonumuvardıyoksa?

 

-E,şey,bugünacayipbirişoldu,dahadoğrusu olmuş.Amane olduğunutamolarakbilenyok,bendehenüzanlamışdeğilim.

 

-Öylemi,neyleilgiliydibuişki?

 

-Hanibugünarenadadövüşerek galipgelenoadamvardı,işte onunlaalakalı.

 

-Ha,öyle mi?

 

-Evet,oadamesasenbirMacarkomutanıydı vebizeçok pahalıyamalolduktansonra,güçbelaesiralınabilmişti.İmparator


hazretleriaslındabunedenleonuserbestbırakmakistemiyordu.O,ya arenadaölmeli,veyahutyaşlanıncayakadarzindandayaşamalıydı.

 

-E,ehsonraneoldu?Tekrartutuklandımıbari?

 

-Hayır,bizidüşündüren debuişte.Adamhernasılsakaçıp, kayıplarakarışmış.İmparatorbunuduyarsamahvoldukdemektir.

 

-Hımm.Amagerçekteniyibirsavaşçıymış buMacar.Sıradan askerlerinelindenkurtulmasındaşaşılacakbirşeyyokbence.

 

-Fakataskerler,onadışarıdanyardım geldiğinisöylemekteler. Kendileriniengelleyenler, kiminegöreüç,kiminegöreon-onbeş kişilermiş. Budoğruysameseledahaciddibirboyutkazanıyor demektir.İmparatorbunuöğrenirsegerçektenhalimizharapdemektir.

 

Derken  Vasili  ona  bir  arzusu  olup  olmadığını  sorup,  iyi akşamlardileyerekayrılmıştı.

 

Busırada,sarayauzakolmayan,tenhabirhanodasındaArpad iledostuYorgobaşbaşavermiş,olanbitenikonuşuyorlardı.

 

-Görüyormusunalçakların ettiğiniYorgo,oTuranlısavaşçı yetişmese,belkişimdiyinekodesteolacaktım.

 

-Doğrusu,onuTeo(Tanrı)göndermiş olmalı,senionlarateslim etmemekiçinölümüdahigöze  almıştımçünkübende.Adamda dövüşüyorduhani,böylesinidahaöncehiçgörmemiştim şahsen.Sahi adıneydionun?

 

-  Akkartal.Gerçektenhaklısındostum.İmparatorunadamları aralarınayıldırımdüşmüşgibibirandadarmaduman oldular.Şimdi saraydaolup,sorumlularınnehaledüştüklerinigörmekisterdim.Hem anladığıma göre,Akkartalşuansaraydaolmalı.Umarımbiraksilik olup,onutanıyankimseçıkmamıştırkarşısına.

 

-  Bu  Akkartal  da  tam  bir  muamma  yani.  Hem  tutup  hiç tanımadığıkişiler  için  başını  belaya  sokuyor,  hem  de  işine  engel olduğuadamlarınsarayındakalıyor.Sakınyanlışanlamışolmayalım.

 

Arpad:

 

-Yokcanım,eminim "Buradasaraydanbaşkayerbilmem" demişti.Fakatoradanesıfatlavenezamandanberibulunuyor bu meçhul.Bununasılöğrenebilirizacep?


-Bilmem.FakatTuranlı olduğunagöre,herhaldeyabirelçi,ya daİmparatorun hizmetindebirdanışman,belkidebirsavaş öğretmenidir.Kimbilir?

 

-Ha,durhele,belkibunuöğrenecekbirinibulabiliriz. Bizim Eleni'nin kardeşisaraydaönemli  bir  makamdaydı,  ama  hangisinde olduğunuşuanbilemiyorum.Ondanyardımisteyelim.

 

Böylece dışarıçıkanYorgo,birazsonragülerektekrariçeri gelmişti.

 

-Azizdostum,hiçmeraketmeyegerekyokartık.Çünküaz sonrabizzatElenisarayagidecekvenemümkünse yapacak.Kardeşi YuhannismeğeroradaBaşpiskoposimiş.

 

-Yademeköyle,bendeduymuştumbuadamınadını.

 

Aradançokgeçmemişti ki,   Akkartal'ınkaldığıodanınkapısı yavaşça çalınıp,yanında gençbirbayanileuzunboylubiradam içeri girmişlerdi.Kıyafetisıradışıolan buadamın,boynunda,gümüşten,iri birhaçasılıyordu.Akkartalonlarıayaktakarşılayıp,oturmaları için yandakimasayıgöstermiş,sonradanezaketle:

 

-Buyurunuz, siziniçinneyapabilirim?Adamtanetane konuşarak:

 

-   Efendim,   rahatsız   ettikse   lütfen   mazur   görünüz.   Adım Yuhannis,    Sarayın  Başpiskoposuyum,bu  da  kız  kardeşim  Eleni. Diyerek,kendilerinitakdimetmişti.

 

BununüzerineAkkartal:

 

-Bendeniz deTuranlıUluKağanMoyenÇor'unfahrielçisi Akkartal.Tanıştığımıza çokmemnunoldum,ziyaretsebebinizineye borçluyum?

 

Bukezkonuşan,uzunboylu,sarışınbirbayanolanEleniidi.

 

-Bugünsizdearenadaydınızdeğilmi?

 

-Evet?

 

-Arpad,adınıhatırladınızsanırım?

 

-Hımm,sanırımanlıyorum.


-ArpadveYorgodostlarımızdır, sizigörüp,dahasonra kendilerine   habervermeyesözverdik.Çokmerakediyorlarçünkü sizi.

 

-Evetanlıyorum,kendilerine selamsöyleyinlütfen.Fakatbu vesileylebensayınBaşpiskopostan, mümkünseyarıniçinözelbir randevuricaedecektim?

 

Yuhannis:

 

-Tabi,tabiiefendim, nezamanistersenizmemnuniyetle görüşebiliriz.

 

Derken,Yuhannisböylebirtalebihiçbeklemiyor olmalıydıki, haylişaşırmıştı. BunufarkedenAkkartal,maksadınıkısacabelirtmiş olmakiçin:

 

-  Bendenizin  ikinci  ve  hatta  daha  mühim  bir  görevi  de, dünyadaki dinvetörelerhakkındaaraştırmayapmaktır. Hazır tanışmışken,bukonularüzerinesizinledekonuşmakisterdim.

 

-Hayhay,çokmemnunolurumAkkartal     Beğ.Dediğim gibi, nasıl  ve  ne  zaman  arzu      ederseniz.      Mihmandarınızın      haber vermesi     yeter.     İsterseniz     burada,     isterseniz mabedimiz Ayasofya'dakonuşabilirdik.

 

Böylecevedalaşıp,hemenayrılmışlardı. Kendilerinebukısa görüşmeyeilişkinhaberulaştığında, ArpadveYorgosonderece sevinmiş,Akkartal'ı yakından tanımakiçinsabırsızlanmağa başlamışlardı.

 

HıristiyanOrtodoksluğunun merkeziolanBizans,birmonarşi olmasınınyanında,aynızamandateokratikbiryönetimşeklinesahipti. Ruhanî-dînî misyonları dolayısıyla,halknezdindeazizlerdensayılan Bizansimparatorları,devletinhemsiyasî,hemdedinselönderisıfatını taşıyorlardı.   Bundan   ötürü,   İmparator   Heraklis   din   adamlarına itibar     eder,Başpiskoposdilediğizamanonunlagörüşebilirdi.Bu bakımdan  bir  Başpiskopos,  İmparatordan  sonra  Bizans'ın  ikinci yüksekmakamınasahipti.

 

Devresigün   ilk   görüşmeyi onunla   yapmak   istediğini söyleyince,   mihmandarVasilibundatereddütetmiş,lakinAkkartal ısraredince,bunailişkinhabermuhterem pedereiletilmişti. Yuhannis'in  bunu  derhal  kabul  etmesi  Vasili’yi  ayrıca  şaşırtmıştı.


AkkartalbugörüşmeyiYuhannis'inmakamında yapmayıuygun görmüş,kalkıporayagitmişti.Kendisine kapıyakadarrefakateden Vasili,  Başpiskoposun  emrindeki  papazlar  tarafından  içeri alınmayıncabozumauğramıştı.Fakatbunakarşıyapabileceği birşey bulunmuyordu. Akkartal,kendisineyolgösterenpapazlaYuhannis'in makamınagiderken,başka  bir  papaz  da  Vasili’yeonun  bilmediği mühim şeyleriizahetmekteydi. DediğinegörebuTuranlı,aynı zamandaHıristiyanlığınAsyaiçlerindekiyapılanmasında çokmühim bir   rol   oynayacak   ve   Bizans'ın   bu   meyandaki   menfaatlerini gözetecekti.Anlaşılanoyduki,Başpiskopos bugörüşmeleriçin gereken   kılıfı   çok   iyi   hazırlamış,   şüpheye   mahal   bırakmak istememişti.

 

Onukapıönüne kadargetirenpapaz,çalarakiçerigirmişve beklenen   konuğun   gelmiş   olduğunu   haber   verip,   hemen   geri dönmüştü. İnceişlenmişbüyükabanozkapıdaniçerigirenAkkartal, kendisiniayaktabekleyenYuhannistarafındankarşılanmış veantika birkoltuğabuyuredilmişti. Bulunulanmekânıniçdöşemine gözatan Akkartal,buradaözgünbirmistikhavakeşfetmişti.Etrafta,duvarlarda görülendinsel  önemihaiz  ikonalar,fresk  ve  tablolar    ilk    etapta dikkatini   çekmiş   olan   nesnelerdi.   Yağlı   boya   tablolardan   biri İsa'nınçarmıhagerilişininalegoriktemsiliniyansıtıyordu. Diğer tablolarda   bazı   azizlerin   portreleri   ve   Meryem   ile   kucağında çocuğununtemsiliresimleribulunuyordu.

 

Akkartal'ınbunlarlaalakadarolması,herhaldepekummamıştı ki,Başpiskopos

 

Yuhannis'ihaylişaşırtmışabenziyordu. Nitekimmütebessim:

-SayınAkkartal,yanılmıyorsamsanatlayakındanilgilisiniz.

 

-BirazazizPeder.Çünkübizbudâhil,bütünsanatlara önem atfederiz.Mabetlerimizin ibadetmahallerindepekresimbulunmaz. tablolargeneldekoridorlara asılır.Şahsenyetişmişolduğum kadim dergâhta sanatınbirçokdalındadersverenüstatlarbulunmaktaydı.  O nedenle, kimindebizzatişlerken,kimindesadecenazarîmalumat edinmekleyetinmişimdir.İşlediklerim arasındaresimvekelamı (retorik),sayabiliriz.


BuradabirdensözegirenYuhannis:

 

-Akkartal Beğ,bunlarbiryana,sizindünortayakoymuş olduğunuz sanat,bütünBizansıallakbullaketmiş,kimsebunuizaha muktedirolamıyor, tabiiki,sizindebildiğiniz ikikişidenbaşka. Derkenhayranlıklagülümsüyordu.

 

Akkartalbusözleriişitmemiş gibigeneetrafınabakınırken, Yuhannis:

 

-İmparator şayet  buyönünüzle tanışmışolsa,sizeağırlığınızca altınödeyip,hassaaskerlerinebusanatıöğretmenizi isterdi.Ne dersiniz,isterseniztakdimedebilirdimsizi?

 

Akkartal:

 

-Alakanızateşekkürler azizpeder,fakatbunusakınyapmayın, çünküburada uzunsürelikalmamın imkânı yokveenkısazamanda ülkemegeridönmemgerekiyor.

 

Yuhannis:

 

-  Dünkühadiseden ötürü,şayet  bir  kaygınızvarsa,bunu  hiç tasaetmeyiniz,İmparatorbunun içinsiziderhalaffeder.Hem buonun nezdindeengeçerlisindenbirreferansdemektiradınıza.

 

-Yo,onukastetmedimazizpeder, geridönmeminsebepleriçok dahabaşka.Çünküherbakımdanbenibekleyenlervarülkemde.

 

-  Anlıyorum,  ben  sadece,  belki  arzu  edersiniz  diye düşünmüştüm. Mademkidurumbaşka,ohaldeyapacakbirşeyyok demektir.

 

Böylecebaşlayansohbet,gününilerisaatlerine kadarsürmüşve AkkartalYuhannis'ten değerlimalumatlar edinmişti.Esasen İmparatorla  şahsen  konuşması  gereken  bir  husus  olmadığından, huzurakabultalebiniiptalettirmişti. AynıgünArpadveYorgoile buluşacaklardı. Yuhannisbunudaüstlenmişti.Nitekimsaraydan birlikte  ayrılmış  ve  doğruca  kendi  evine  gitmişlerdi.  Biraz  sonra gizliceonlardaçıkagelmişti. HalenheryerdearanmaktaolanArpad içineneminyerBaşpiskoposun eviydi.Burasıgerçigündüzlerigirip çıkmaya pekuygundeğildi,çünküsarayaenfazlaüçyüzadımlıkbir mesafedeydivedışarıdaikengörülme  tehlikesi  vardı.  Bunun  için en    uygun    saat    akşamın    karanlığıydı.    Ama    onlar  Eleni'den


Akkartal'ınevdeolduğunuişittiklerinde, yerlerindeoturupakşam olmasınıbekleyememiş,hemenbununbiryolunubulmuşlardı.Öyle ki,Akkartalbileilkgördüğündetanıyamamıştı onları.Çünküoraya gelmedenöncegörünüşlerini değiştirip,birerrahipkıyafetine girmişlerdi.

 

Ülkesindekiiyi  konumunedeniyle,Arpad'ınşehiresnafından birçokadamıvardı.Zira   kendisi   Macar   kralı   Hunyad'ın   hem yeğeni   hem   de   en   iyi   komutanıydı.   ŞimdiYuhannis'in,etrafı ağaçlar  ve  yüksek  duvarlarlaçevrili,  iki  katlı  kâgir  konağınınüst katındabulunanmisafirodasındaoturmuş,diledikleri gibisohbet edebiliyorlardı.AzönceElenisofrayıkaldırmış,sıra,Akkartal'ınözel olarak   getirdiği,   ünlü   Zengibar   çayına   gelmişti.   Biraz   sonra, Akkartal'ın   tarifine   göre   yapılançay,   servise   hazırdı.   Porselen fincanlarda   servisyapanEleni,azsonradışarıçıkmış,onlarıgene yalnızbırakmıştı.İlkyudumdan birazsonra,Arpadyüzündebeliren hayretle:

 

-Azizdostum,bengalibazihnimdekideğişikliğinilkemarelerini hissetmeğebaşladım.

 

Yorgohelecanlaatılarak:

 

-  Sanırımbenim  duyumsamayabaşladığımşeyleri  anlatmaya imkânyok.Çünkü daldan dalaatlıyor, biryığınşeyibiranda düşünüyorgibiyim.Buçokdeğişikbirtesir.

 

Arpadgülerek:

 

-Şimdikalkıpat  binerek,boğazı,Altınboynuz’uve  hattadaha ötelerigörentepeleredoğruuzanmakgeliyoriçinden, değilmi?Diye sorunca,Yorgo'nunşaşkınlığıdahadaartarak:

 

-Gerçekten öyle,ama   bir   farkla;bununiçinatabinmek gelmemişti  aklıma,  oralara  bir  koşuda  kendim  varır  imişim  gibi geliyorçünkübana!

 

Neşeylegülerken,kendikendinehayretediyordu. Arpadaniden aklınagelenbirfikirle:

 

-Bunlarbiryanada,dostumuzAkkartal,demekaynızamanda bir    araştırmağ  için  gelmiş  bu  taraflara,  hem  de  din  ve  töreler hakkında,biliyormuydunbunuYorgo?


-Hayır.Gerçektenmi?

 

BunuAkkartal'abakaraksorduğuiçinoda:

 

-  Evet,  doğrudur.  Bundan  amacım  ne  olabilir,  diye sorabileceğinizaklımageliyor,yanılıyormuyumYorgo?

 

 

 

-Bunumeraketmedimdeğil,amaeğeraçıklamakistemiyorsanız hiçgücenmem tabi.DerkenArpad’abakmıştı.OdabaşıylaYorgo'yu tasdikediyordu.

 

BunakarşılıkAkkartal:

 

-Ortadaaçıklanmayacakbirsıryok.Şayetbilmekistediğinizbir hususvarsaçekinmedensorabilirsiniz. Diyerekonlarıkonuşmaya teşvikediyordu.

 

NitekimYorgo:

 

-Sormakistediğim bellibirşeyyok,bensadeceşuanakadar edindiğinizgenelizlenimleriduymakisterdim,sayınAkkartal?

 

-Genelkanımoki,bizegöre,batıyaözgübudinler,esasenaynı menşeesahipolmalarına   rağmen,   aralarında   muhtelif   farklılıklar oluşmuş  ve  tabii  her  biri  kendi doğrularının  en  doğru  olduğu kanaatini  yaymak  istemekteler.  Buna  karşılık  olarak  da, ötekileri tamamenköksüz,mesnetsizveuyduruksayamadıklarından olacak, onlarıheptenveyakısmendeğiştirilmiş olarakgörmekeğilimindeler. Ha,  bir  de  hazır  yeri  gelmişken,  sizlere  hangi  itikat  ve  kanaat üzresiniz,diyesormakisterdim.

 

Yorgo:

 

-Benşahsenailedenbir  Ortodoks'um. Ama  dostumArpadbir istisnaadeta,  çünkü  ülkesindeatalarınındin  ve  töresi  çoktan  terk edildiğihalde,obir" SonHunlu"dur.

 

Akkartalbu"SonHunlu"nitelemesiüzerindedurarakYorgo'ya:

 

-YanişimdiArpaddostumuz "Hun"aslındanmıgelmektedir? BunacevabenArpad:

 

-Evetdostum,bizimsülalenin, kimilerince"TanrınınKırbacı" diyeanılan,BatıHunİmparatorunamlıAtila'yakadardayandığıkabul edilir.


Akkartal:

 

-İştebuçokilginç,çünkübizideefsanevîHunTanhu'su"Mete

Han"sülalesiTuku'yadayandırırlar.

 

Tanışmalarının buraddesindeherikisideetkilenmişti. Birbirlerine,yenitanışıyorlarmışgibibaktıktansonra,eliniAkkartal'a uzatanArpad:

 

-Dostum,desenekibizmeğersoydaşmışız! Akkartal memnuniyetlegülerek:

 

-Sadecesoydaşdeğil,aynızamanda Gardaşmışızbizmeğer. Demişti.

 

Bütün  bunları  hayranlıklaizleyen  Yorgo,  onların  duygularını ölçemesede,olabildiğince  paylaşmaya  hazırdı.  Nitekim  söz  dönüp dolaşarakgenebaşlangıçtaaçılankonularagelmişti.

 

Akkartal:

 

-Demeköyle dostum,kutsalTöre budiyarlardaancakvesadece senin  gibi  bir  kaç  soylu  yiğidinşahsındayaşamakta.Buna  karşın kadim Budungiderekbirbaşkahalkolmuş,dilini,geçmişiniunutup gitmiştir.

 

-Evet,maalesef.

 

-Bunasılolmuşpeki?

 

-  Bunun  sebebi,  tabii  ki  ulu  Hakan  Atila'nın  Batı  Roma seferindendönüşüakabindezehirlenerek ölmesiveyerinitutamayan oğulları İlekveİrnek'iniçerdebaşlayan Cermen    isyanlarını bastıramayarak, devletinparçalanmasıveanlaşılacağıüzere,zayıf durumadüşülmesidir.

 

Akkartal:

 

-Cemiyetlerin,dolayısıylahalkındinvetöredeğiştirmesinin en mühim sebebinindevletinherbakımdan güçkaybetmesinden kaynaklandığıkonusunda hemfikirolmamızaşaşırmadığımgibi,şahsi kanaatimidoğruladığıiçinbunasevindimsanki.Ancakbuhalşimdi deköklüBudunumuzun doğukanadınınbaşındadır.Gerçibu çözülmeye sebep,doğudaCermenlergibibiryabancıtebaanınisyanı olmayıp,  bilakis  Ulu  kağanlığın  özde  ki  unsurlarınınserkeşlikleri, beylerin   başına   buyruk   ve   küçük   hesaplara  dayanan   hodbince


davranışlarıdır.Anlaşılano ki,neticekaçınılmazgibigörünüyor.Tabii bu  meyandabize  düşen,araştırarakmuhtemeloluşumlarıönceden tespitetmekvebunailişkingelecekteki nihaîçareyedairtabii tohumlarıekmeyedevametmektir.

 

Arpad:

 

-Azizdostum, "nihaîçareyedairtabiitohum"derken,sanırım bununlakastedilen;sonradanithaledilmeyip, kutsaltöreden yaratılışımızlaberabergelendeğeryargılarıdır,öğledeğilmi?

 

Akkartalbunubaşıyladaonaylarken;

 

-Evetdostum,bunudemekistemiştim.

 

Arpadkendikafasındabazıçözümlemeleryaparak:

 

-Yani,nasılolsazamanlabazıkilitlenmeler, bağlanmalar kaçınılmazbirmukadderat olarakkarşımızaçıkacak.Ohaldebunu açabilecekanahtarları daşimdidentespitetmekveuygunmahallerde muhafazaaltınaalmakgerekmektedir,diyorsunuz?

 

Akkartal:

 

-Çokiyibirtanımdı buazizdostum.Çünküyapmakistediğimiz şey  de  ilke  olarak  aynen  böyledir.Tek  farkı,  tıpkı  bizden  önceki ecdadımızın yapmışolduğugibi,bubilimseltohumları,uluTengri'de kuruluKocaTuğrulDergâhı’nda bulunan,sayıcaazamanitelik bakımından özlüvedinamikolanyeteneklihafızalarabelleterek sağlamakistiyoruz.

 

-Anlıyorum, böylebirolanakvarsabuçokiyibirtedbirolurdu kuşkusuz. Neyazık  ki  batıya  göçen  bizler,  her  türlü  güce  sahip olmamıza   rağmen,   bir   gün   gelipulusumuzunvaroluşvebeka mücadelesindeişeyarayabilecekböylebirteşkilatlanmayı zamanında yapamamış,onedenlebugünböylemeydanlardatektükkalmışızişte.

 

 

 

TURANDİYARINDAYENİOLAYLAR

 

Akkartalgeri  dönmeküzere  yola  çıktığında,aradan  bir  hafta geçmiş,  oradakaldığısüreceArpad'la herkonudasohbetetmişlerdi. Arpadilkfırsattaülkesinedönecekvegecikmeli deolsa,benzeribir kurumutesisveteşekkülettirmekiçinönayakolacaktı.


Akkartal'ı  dönüş  yolunda  bırakıp,  bu  arada  Turan  diyarı  ve

Çin'denelerolupbittiğinebirbakalım...

 

Bu  sırada  Çin'de  önemli  bir  siyasî  buhran  patlak  verip,  tam bir    karışıklıkbaşlamıştı.Oluşanşartlarılehte  kullanmasınıbilen, anasıUyguraskeribirvalivekomutanolanGan-Lu-Şan, bir ayaklanmaya önderlikyaparak,emrindekikuvvetlerlehükümet merkezlerinden Lo-YangveÇang-An'ıelegeçirip,kendisiniFağfur (Çinimparatoru)ilanetmişti.

 

Yaşlıİmparatorbudurumda tacını,tahtınıbırakıp,canını kurtarmak içingüneyekaçmıştı.Onunyerineoğlu,ikinciİmparator sıfatıylaÇintahtınaoturmuş,fakatasilerlebaşaçıkabilecek güçte olmadığıiçin,ananeviÇinliitiyadıylaUygurKağanından yardım istemeğe kararvermişti.MoyenÇor'unÇin'eakınettiğinedairçıkan haberinaslıbuydu.

 

Gan-Lu-Şan bunuhaberalınca,biryandanordukurarken,bir yandanötetaraftakidayılarına vebağlıbulananboylarahaber salıyordu;

 

-Çinkısmenelimizegeçmişolup,çoksürmeztamamını almış oluruz.Bizetezeldenyardımgönderiniz...

 

BununbirhedefideKağanıcaydırmaktı.Fakatbuçağrı,muhalif Kırgızların elinegeçmeksuretiyle,yayerinibulmamışveyaçokgeç ulaşmıştımenziline.

 

Kağanakarşıçıkmaküzerebirordukurulmasıgerekiyor,lakin bu  hiç  kolay  görünmüyordu.  Zira,  Talas  yenilgisinden  beri  fazla zamangeçmemişolup,yaşanılanhezimetinacısıhenüzsilinmemişti. O  nedenle  Çinliler  buna  hiç  hazır  ve  istekli  değillerdi.  Nitekim, kendinebağlıgüçlerdenoluşturduğuzorakibirorduileyolaçıkan Gan-Lu-Şan,MoyenÇor'uLo-Yangşehriyakınlarında karşılamış, fakatdahailkçarpışmadavurulup, atındandüşünceordusudağılmıştı. Böylece,nispetenkolaybirzaferkazanan Kağan,eskiFağfuru tahtına çıkarıp,  buna  karşılık  ondan  yirmibin  top  ipek  ile  Fağfurun  kızı PrensesHuşe'yikendisine eşolarakalarak,buakındanyüksekbir moralveganimetlerleÖtüken'edönmüştü.

 

Bu   başarıkağana,sonzamanlarda bozulmayayüztutan saygınlığınıyenidenkazandırmış,amabirÇinliPrensesleevlenmiş


olmanınaleyhtekullanılmasından kurtulamamıştı.Çünküsiyasî muhalifleri, onuyıpratmakiçintürlüfesatvefitneçıkarmaktan geri durmuyor, bumeyandaonunBudistliğe geçtiğini dahiyayıyorlardı. Nitekimçokgeçmeden,birsabahyatağındaölübulunmuştu. Ölüm sebebitamanlaşılamayıp, kimikalpsektesinden,kimizehirlenerek öldüğünüsöylüyordu.

 

Köşe,bucakheryana   ulaşan   bukarahaber,     Budun’utop yekûnüzüntüyegarkedip, yasdavullarıçalınmağabaşlıyor,kopuzuna sarılanbütünozanlarağıtyakarken,AltaylıYağızOzanşöylediyordu:

 

KAĞANÖLÜNCEDağda kurtlaruludu,Gölde sularkuruduKağan MoyenÇoröldü,Şimdidüşmansevinir.DoruatyemedendurduKatun saçlarınyolduMoyen ÇorKağanuçtuArtıkBudundağılır.

Gözağladıkandoldu, Kalpağladıburkuldu, KağanMoyenÇoröldü, Düşmankimsegönenir. Ozançalarkopuzu,

Yiğitsalartopuzu,GayrıMoyenÇoröldü,Tahta kurulurBögü.

 

 

Nitekim YağızOzanındediğiçıkıp,BögüŞadkağanlıktahtına kurulmuştu.  Kağanın  ölümü  açıklanamayınca,  bu  belirsizliği kullanmakisteyenmuhalifler,kibunlarabirdeGan-Lu-Şan'ınana


tarafındanolanakrabalarıdâhildi,kasıtlıyorumlaryapıp,BögüŞad'ı zanaltınasürmekistiyorlardı.

 

Denildiğine göre;KağanÇinprensesiyleevlenince,bunukabul etmeyenoğluylaarasıaçılmıştı. Nitekim,başkakardeşiolmadığıiçin, babasını   zehirleten   oğul,   onun   yerine   "İltutmuş   Bögü   Kağan" unvanıylatahtageçmişti.

 

Ülkeninherbakımdan güçlenmesi gerekenböylesibirzamanda, kağanınölmesibiryana,dahaniteliklibirininbaşageçmemesi Budun içinciddibirtalihsizlikti. Oysaki,BögüŞad  kişilikolarakkağanlık tahtınaoturacakolgunluğa     bilehenüzsahipdeğildi.Düşmanların şüpheyionunüzerine   çekmekistemeleri başlıbaşınabirhataydı. Çünkübunakendilerinden başkakimseyiinandırmayı başaramamışlardı.

 

DiğerYandanBögü,bedenselözellikleribakımından baba tarafınapekçekmeyip, herbakımdanvasatayakınkalmıştı.Zorunlu gelenekten  olmasa,  silah  bile  taşımayacaktı.  Açık  kestane  rengi saçları,aynırenkseyrekbıyıkları,giderekgenişleyen konkavburnu, açıkrenk  gözleri,  köşesiz çenesi,  dolgunyanakları  ve  genişçe  bir alnı   vardı.   Devringözdebecerileri sayılansavaşsanatlarında, akranları arasındasonsıralarayakındıyeri.Nevarki,nefeslisazlarda haylikabiliyet vemarifetsahibiydiBögü.Bununyanındabirçokdael becerisivardı.AzbirsüreiçinKocaTuğrulDergâhı’nda eğitimbile görmüş,  lakin  burada  musiki  ve  sofistike  konular  hariç,  başka konularlaalakadarolmamıştı.Zekâyönünden geriolduğu söylenemezdi, lakinsahipolduğuzekâ,türbakımındanyapacağıişle pekuyumlu değildi.  Nitekim  Kağan  olunca,  önce  kendi  mizacına uygun   bulduğu   kişileri   etrafınatoplamak   istemiş,   fakat   bunlar gerektiğinde   idari,   askerikararlar   alıp,   bunların plan   ve uygulamasını   sağlayacak   dirayette   adamlar   değillerdi.   Nitekim yakın    çevresinden   gelenyoğuntenkitler,onu  vazgeçirip,babası zamanında verilmişolanmakamvemansıplareskisahiplerinde kalmıştı. Çokkezolduğugibi,butarzbelkibaşarılıolur,ast kademelerde yeralan,bilgisahibi,cesurkomutanlar,istisnalarbir yana,baştakilerinhertürlüeksikliğiniörtmeğekâfigelirdi.

 

Kağan'ınzamansızölmesi,  ülke  yeniden  toparlanmasürecine girerken,gidişatıolumsuzetkiliyor,yurtgenelineyayılanyönetimdeki


istikrarsızlık,  halkı  güven  bunalımına  sürüklüyor,  siyasî,  içtimai çalkantılarkapıdabekliyordu.

 

Çin'dedurum bundanfarklısayılmazdı. Zirakarışıklıkveisyan yeryerdevamediyor,Gan-LuŞanöldürülmüş olsabile,asileronun yerinegeçenoğluTanlung'un etrafındatoplanıyor, güngeçtikçe sayılarıartıyordu.

 

Buna,   fırsatıganimet   bilerek,Çinekarşısaldırıya geçen Tibetliler     eklenince,  vaziyet  daha  vahim  bir  hal  alıyordu.  Bu durumdan enazzararlakurtulmak isteyenÇinsarayı,budefaKağan Bögü’denyardımistiyorlardı. Budurumtabiiki,konumunu güçlendirmek,Çingibibüyük    birpazarıeldençıkarmakistemeyen BögüKağaniçinbulunmaz bir     fırsatoluyordu. Nitekim Tümenbaşıları KutlukBilge,NoyanArıkbuğaveTungBakaTarkan'ı karariçintoplayanBögü, buyardımtalebinikabuledip, orduylaÇin'e yöneliyordu.

 

Bu  sırada,  isyancıların  toplandıkları  Çang-an  yakınlarındaki eski     bir     kaledeasilerinlideriTanlung,elebaşçıları ile konuşmaktaydılar. Tanlungüstdudağındanbaşlayıp,yanlardanaşağı sarkanuzunkarabıyıklarınısıvazlayarak:

 

-   MoyenÇor'un   işi   tamam,   şimdi   sıra   oğlu   olacak   o sünepeye   geldi.   Şayethazırladığımız plantutarsayaptıklarını ödeyecekler.

 

Derken,elebaşçılardanbirisırıtarak:

 

-Dur,önceTibetlilerle kapışsınlar,herikitarafdabuarada hırpalanır, böylecedişimizeuygunlokmakalırherbiri.Sonraçıkarız karşılarına.

 

Birdiğeridikkatli;

 

-Fakatgenedeherbakımdanuyanıkolmalıyız.

 

-Doğru!Demiştibirbaşkasıvedevamla;ötekikuvvetlerimizbir arayagelmeyip,devamlıharekethalindebulunsunlar.

 

Derken,müdahaleedenTanlungilkkonuşana;

 

-Ajanlarımızdan nehaberKonfu?Diyesormuş,saçıbaşında topuzedilmiş,uzunyüzlü,omzundakılıcıylakonuşanadam:


-Karşıtaraftangelensonhaber,Bögükuvvetlerinin sınırlardan girmişolduğunubildirmekte. BuaradaTibetordusuylaİmparatorun ordusutemasiçinhenüzuzaklar.Henüzkesinolmayanbirkarara göre;TangveBögükuvvetleridahaöncebiryerdebirleşecekler.Bu daolsaolsaSeçuanyakınlarındabiryerolabilir.

 

Tanlung;

 

-Hımm,demeköyleyapacaklar.

 

Derkenbutahmingerçektendoğruçıkıyordu. Nitekim ikigüç anılanyerdebirarayagelmiş,Tibetordusuylakarşılaşılacak mevki kesinleşmişti. BurasıSeçuanyakınlarındabüyükbirvadiydi.Batıdan gelenTibetordusu,doğuya,Çiniçlerinehareketetmekistiyorsa ya buradangeçmesiçokmuhtemeldi çünkü.Ohaldebuvadi,yakında bulunanlarca birtuzakgibietkilibirkarşılaşmayerihaline dönüştürülebilirdi.   Nitekim   öyle   olup,   burayı   geçmek   isteyen Tibetliler,karşılarındaherbakımdanüstünbirgüçbulmuşvebaşlayan savaşla   çok   sürmeden   bozguna   uğramışlardı.   Dönüp   kaçarken canlarınıkurtaranlar, geridebirçokBudistrahipvesavaşçıyı,ölüve yaralıesirbırakmışlardı.Buaradaasilerinsavaştanbeklediklerisonuç çıkmamış,güçlüittifakordusunca tektekyakalanıp,çoğuidam edilmişlerdi.

 

 

 

Nitekim KağanBögü,İmparator Tang'labirlikteLo-Yang'a gelmiş,onunözelkonuğu olaraksondereceitibarlaağırlanırken, maiyetiyle kendisinetahsisedilenbirsaraydadilediğikadar kalabilecekti.Fakat  o  biraz  dinlendiktenve  Çin'demaruf,sofistik konuları  araştırıp,  önde  gelenleriyleile  görüştükte  sonra,  ülkesine

3
0
0
Yorum Yaz