Tanrı Dağlı Akkartal 5.Bölüm: BİLGE ATA

2014-07-29 08:21:00

BİLGEATA

 

 

 

AkkartalBatıistikametinde yolalırken,Ötüken'denayrılalı günlerolmuştu. DörtünlüKamdanüçüncüsü BilgeAtailemuhakkak görüşmekistiyordu.Ulutolgabunubilhassaönermişti. BilgeAta, Yedisucivarında,Zengibardağında  bir   mağarada  münzevihayatı sürmekteydi. Orayavarmakiçin,AltaylarveTarbagataydağlarından aşmasıgerekiyordu. TengriDağı’nınkuzeyindenaşıp,Türgişler diyarınaulaşmıştı. Buradanyoladevamla,Balasagun veFergana üzerindengeçerek,Semerkant veBuharay'akadargidecekti.Aslında, ünlükamlardandördüncüsüolanKıraçAta’yıda  görmekistemiş, lakin    onun    Kaşgarcivarındıbulunuşu, bunudahasonraya ertelemesini gerektirmişti. Hemnasılolsa,KamKülErkinona uğramış,ülkeahvalivegidişatındanhaberlervermiştir,diyordu.

 

NihayetYedisu’yaulaştığında, gölgelerdoğuyadoğruuzanıyor, günakşamoluyordu.UfuktayükselenZengibarDağı,uzaktansisler vedumanlararasındabirsiluetgibigörünüyordu. Birazöncedinmiş olanyağmur,yerleriıslatmış,çamurdan kaçınmak isteyenAkkartal, yoldan   kenara   çıkarak,   atını   otlu   bozkırdan   sürüyor,   karanlık basmadanvarmakistiyorduoraya.  Bozkırınortasındayükselenbu dağ,esasençokyükseksayılmazdı,etraftabaşkatepelerinolmayışı,


burayıolduğundançokdahayüksekmişgibigösteriyordu. İlkanda koyu  yeşil  görünenetekler,  yaklaşıldıkçadeğişik  ton  ve  nüanslara bürünüyor,  mor  veturuncukesimler, oyöredekiyabankavaklarının hazanıyaşadığınıişaretediyordu.Küçükpatikadantırmanarakulaştığı bir   düzlüğün   tam   ortasında,   sarp   ve   kayalık   bir   tepe   daha yükseliyordu.Sıradanatların  kolay  kolayçıkamayacağıbu  yokuş, Karaşimşekiçin  pekbirsorunteşkiletmiyordu.Dağkeçilerigibi mahirane tırmanançevikat,nihayetzirveyioluşturandevasakayanın dibinegelip,durmuştu. BilgeAta’nınbarınağı olanmağaraiştebu yalçınkayanınböğründebiryerdeolmalıydı.

 

Busıradaüçkartal,buulukayanınsemasında biteviyedaireler çizmektelerdi. Akkartalatındaninip,onu,yerleridolduranuzun yapraklı  otların,  mayhoş  kuzukulaklarının  tadına  bakmak  üzere, serbestbırakıyordu. Kendisidahayukarıdabulunanmağaragirişine tırmanmağa   hazırlanıyordu.  Terkisinden,   Kam   için   özel   olarak getirdiğibazıeşyanınbulunduğu küçükderitorbayıalarak,yukarı doğrutırmanmağabaşlamıştı.Birsüreyokuştırmandıktan sonra,sola dönüncemağaragirişinihayetgörünüyordu.Aynıanda,yan  yana duranikibozkurdunarasında,ortaboyluaksakallı,nuryüzlübir adambeliriyordu. Kurtlarhırlayarakatılmakistiyor,lakinemir bekliyormuşgibi,yerlerindenkıpırdamıyorlardı. BuadamBilge Ata’danbaşkasıolamazdı.Gelenolduğunu birşekildehaberalmış, mağarasında yananateşbaşındankalkıp,bakmakiçindışarıçıkmıştı. Ulutolga'nın buisimdebiröğrencisiolduğunuelbettekiodaişitmiş, lakinhenüzşahsentanışmıyorlardı. Burayaöyle,heraklınaesenin gelemeyeceğini  bildiğinden,  bu  gelenin  ancak  bir  tanıdık tavassutuylaburadaolacağınıkestirenKam,aşağıdoğruseslenerek:

 

-Hey,savaşçıkimsin,buradakimiararsın?

 

-  AdımAkkartal,sizehocamUlutolga'nınselamınıgetirdim. Desturolursayukarıgelmekisterim.

 

Ulutolga'nın adınıduyanmünzeviKamıngözlerindebirsevinç pırıltısıuçuşmuş,sonraeliylehemenyukarıgelmesini işaretederek, içerigirmişti.Busırada,irikıyım bozkurtlar  da  bir  biri  ardından aşağı  doğru  koşmuş,  kuyruk  sallayarak  Akkartal'ın  yanına gelmişlerdi.Sonraadetahoşgeldinedergibi,ayaklanarak, şakacıktan onun  elini  kolunu  ısırmaya    başlamışlardı.    Nitekim    Akkartal'ı


 

bırakıp,

sanki   etrafı

kolaçan   etmeye

memuredilmişler     gibi,

oradan

ayrılmışlardı.

Akkartal    yukarı

çıktığında,    mağaranın

kayaçıkıntılarına   tünemiş   bir   kaç   kartaldaha   görmüştü.Çok

dikkatini   çeken   bir   şey,   BilgeAta’nın   bir   bakımaUlutolga'ya benzemesiydi.  Akkartalbu  benzerliğeşaşırarak,bir  araonlarınikiz

kardeş  olabileceklerini  bile  düşünmüştü.  Bu  sırada  misafiri  için

mağarada yananateşbaşındakülbastı yapmaklameşgulolanKam, onuniçerigirdiğinifarkedincedoğrulmuşveşefkatlibirsestonuyla

onubuyurederek:

 

-Hoşgeldinoğul!Helegeçotur,öncebirgüzelkarnınıdoyur, sonrakonuşuruz!

-HoşbuldukBilgeAtam!Sağolasın,ciddenhayliacıkmıştım. Derken,ateşbaşındaserilibirayıpostununüstünebağdaşkurup

oturmuştu.  Bu  sırada  korlaşmış  ateşte  cızırdayarak  pişmekte  olan

etlerdenyayılannefiskokuiştahkamçılıyordu. Pişerek,artıkyenecek durumagelmişolanetlerdeniribirparçayı,maşasıylakavrayanKam,

bunuhemenonauzatmıştı.Geyiketiolanbukülbastılarkadarlezizini başkahiçbiryerdeyemediğini teslimederek,karnınıdoyuran Akkartal,merakından:

 

-Buneetiydi,BilgeAtam,çoklezizdielinesağlık?

 

-  Geyik  etidir  oğul.  Yoksa  şimdi  de  bunları,  bu  yaşta  nasıl avladığımımısoracaktın?

 

-   E,   şey...  Diye   tereddüt  eden  Akkartal,  gerçekten  bunu düşünmüştü.

 

-Tamam,tamamanladım.Amabuişlerikendimyapmam,av etmekyardımcılarımınişidirçünküoğul!

 

-Demekbaşkayardımcılarınızdavardı?

 

Onu,yalnızyaşıyordiyesandığından,buifadekarşısındahayli şaşırıyordu.Fakat,BilgeAta’nıngülerek;

 

-E,tabii,insanyapayalnızdayaşayamazkibudağbaşındaoğul. Yardımcılarım,işteogördüklerin,yanikurtlarvekartallardır.

 

Derken,bucevap,Akkartal'ınşaşkınlığınıhayreteçeviriyordu. Nitekim:

 

-Demekbukurtvekartallaröylemi?


- Evet.    Onlar    benim   can    dostlarım   ve    yegâne yardımcılarımdır,hemuzunyıllardanberiböyledirbuoğul!

 

BilgeAtabunuderkenkıvançlagülümsüyordu. Akkartal'ın hayretionunhoşunagidip,gururunuokşamışolacaktı. Çünkübir insanoğluolarak,kurtvekartalgibiböylevahşiveasil hayvanlarasöz dinletip,hattaonlarladostolabilmek herbabayiğidinharcıolamazdı. Bunubaşarabilen birkişidebulunması gerekeniradigüçveruh derinliğiniölçmek,imkânsızdıherhalde.

 

-KocaTolganasıldır,nehaldediroğul?Bırakbunlarıdabiraz daazizdostumdan bahset   şimdi   bana!   Çünkü   yıllar   geçti görüşemedikhalenbirtürlü.

 

Diyerek,konuyudeğiştirenBilgeAta’yacevabenAkkartal:

 

-Hocam,  şükürlerolsun  Göktanrı’ya  ki,   sıhhat  ve   afiyet üredirler   Bilge   Atam.Elandergahta,tedrisatadevametmektedir. Çıkacağımyolculuktanönce,muhakkaksizeuğrayıp,fikirdanışmamı salıkverendekendisiolmuşturzaten.

 

Akkartal'ınyolculuktanbahsetmesiylehemenilgilenenKam:

 

-Ha,sahiyolculuknetarafaydı,yoksagüney-batıya doğrumu uzanmakniyetindeydinoğul?ÇünküTolga,olsaolsabunedenlebeni salıkvermiştir,zirabilirki,bizdebundanhaylizamanönce,senin gibiatsırtındaninmez,dünyakazanbizkepçe,acunudiyardiyar gezer,dolaşıridik.

 

-Benimkisi,   gezip   görme   merakının   yanında,   biraz   da zorunluluktankaynaklanıyor BilgeAtam.İcapedenbiraraştırmağve keşifgezisidiyebilirizbuna.

 

-Ya,demeköyle,nehakkındabupeki?

 

-Töreler,yörelervedinlerhakkında. Budununyoğunilgive dikkatiniçekenMusevilik,İsevilikveMüslümanlık dinlerihakkında. Öncelikle eskibirgezginolarak,sizinbukonudakimalumatınızı öğrenmekisterim.Tabii,lutfedersenizBilgeAtam?

 

-Bundan   yıllar   önce   bir   seyahatimde,   bu   konularla   bir Hintlive  birArapBedevî'siaracılığıylatanışıp,onlardandinlemiştim. TanrıtarafındangönderildiğineinanılanYalvaçlardan(Resul)öğrenildiği iddiaedilendinleresemavîdinlerdenip,bunlar,deminsaydıklarındı.


Anladığıma görebudinler,kaynakveusuldebir,sadecepratiktebazı değişiklerleayrılıyorlarmış.Mevcutveyaşayansairtörevedinlere ise,tabiidinler,yerelinanışlar diyorlar.Durum şimdinicedir?Zaman içindedeğişmeler olmuşsa,bunlarnedir,bizzatgörmek,sanırımen iyisioluroğul.Vaktinolursa,birarageneuğrar,gözlemlerini banada anlatırsın. Amahiçdeğilse,yoldayararıolacakbazısomutşeyler verebilirimsana.

 

Onlarböylekonuşurken, birazsonrabatmayabaşlayangüneş, doğusemalarınıeflatunaboyamış,cephesigüneydoğuya bakan mağara,giderekkaranlığagömülmekteydi. BilgeAta,yanmaktaolan ateştetutuşturduğu meşaleyi,yukardabiroyuğusokmuş,içerisi olabildiğinceaydınlanmıştı.BuaradaAkkartalmağaraçıkışınagitmiş, oradandışarıbakmaktaydı.

 

BunugörenBilgeAta:

 

-Neo,atınımımerakedersinyoksa oğul?Öyleisebunahiç gerekyok.Çünkügördüğüno    kartal   ve   kurtlarınkorkusundan yaklaşan  olmaz    buralara.    İçin  rahat    olsun.  Diyerek  onu  temin etmektegeçkalmamıştı.

 

Derkentekrarateş  başınaoturmuşlardı.Bu  arada  Bilge  Ata, iri,   bakır   birbakraçtan,topraktanyapılmaçaydanlığasuaktarmış, bunuateşekoymuştu.Onlarsohbetederken,sudakaynamıştı.

 

BilgeAta:

 

-  Sana,burayaözgübir  çaydemliyorumşimdioğul.Çünkü kımızpekbulunmazburalarda.   Hem   bunun   yerigene   de   çok başkadır  ya.  Buna  Zengibar  çayı  derler.  Herbakımdanyararlıolan bunimetiçinuluTanrıyanekadarşükredilseyeridir.

 

Ağaçtanoymabirkavanozdan aldığıyarımavuççayı,kaynamış suyabocaetmiş,sonraonuateşeyakınbirkenara, demalmaküzere koymuştu. Akkartal buövülençayıbiranöncedenemekiçin sabırsızlanıyordu.Nitekimhazırolançay,  maunoymaçamçaklara konulup,içilmeğehazırhalegelmişti.

 

İlkyudumdansonra,çaylailgiliizahatınadevamlaBilgeAta:

 

-Bundan sanadavereceğimoğul.Yolculuktaişineyarayacaktır. Şöyleki,buçaydanbirkaçyudumalan,açlıkveyorgunluknedir


bilmeyeceğigibi,iyibirtasnifvetahayyülyetisinedeerişerek,uzun yollarboyuncabile,yalnızlıkçekmeyecektir.Diyordu.

 

BunamemnunolanAkkartal,merakıdahadaartarak;

 

-  Bu  tam  benim  aradığım  şeymiş  meğer  Bilge  Atam.  Aynı etkilerihissedebilirsemneala!

 

-Bundanhiçkuşkunolmasınoğul.

 

Nitekim,ilkdefadenediğibuçaydanardardabirkaçyudum alanAkkartal, birazsonra     beynindedeğişikbirkıpırdanışhissedip, zihnindedahaöncehiçduymadığı oluşumlaruyanmağabaşlamıştı. Aldığıbirkaçyudumdansonra,yerindenkalkmakihtiyacıduyarak:

 

-HissettiğimilginçbiretkivarBilgeAtam.Şimdibirazdışarıya, mehtababakacağım.Demişti.

 

BunubeklediğianlaşılanKam,tebessümle:

 

-Tabiioğul,tabii,buyurdilediğingibiyap!

 

MağaraağzınagelenAkkartal, buradadışcepheönüneoturup, geriyaslanarak, başınıyukarıkaldırmıştı.Gözlerininönüneserilen manzaramuhteşemdi. Dolunaysankibaşına     beyazipektenesiribir serpuşdolamış gibihaleli,semaviyoletmavisiverenkodenliyoğun ki,aynormalinbirkaçmisli büyüklüğündeveuzayda,kendinehas bir mekânaaçılansihirli,tünelimsibirkapıyıandırıyordu.Buradayaşayıp damistikhayalleredalmamakmümkünolamazdı.Sankikâinatonunla yüzyüzekonuşarak,sırdaşolmakvebütüngizemleriniaçmakistermiş gibiyakındı.Havadaki bulutlargelişigüzelolmayıp,adetabirressam fırçasından çıkan,üçboyutlucisimleribiçimliyor, devasafiller, kartallar,leylekler, zürafalarharekethalinde,sağasoladevinip durmaktalardı. Budenlipitoreskbirmehtabıilkdefaseyredalmanın hazzıylauzunsüresessizkalanAkkartal,nihayetaklınaüşüşenbir dizisoruveaçıklamayı paylaşmakiçinateşbaşına,BilgeAta’nın yanınadönmüştü.

 

-Bilge  Atam,  mehtabın  buradan  görünüşü  bir  harika. Buralardanayrılamayışınızıngizemi,sanırımanlaşılıyorartık.

 

-Haklısın,galibabununiçinseviyorum buralarıoğul.Ama zamanzamansizlerinhayatınagıptaetmiyorumdeğilha.


-Sizesormayıtabaşındanberiistediğim birhususvar,destur verirseniz?

 

-Elbetteoğul,onanehacet,buyursornesoracaksan?

 

-Size,nedenBilgeyerine,Bilgiçdiyorlar?

 

BusoruBilgeAta’yıseslicegüldürmüş,nitekim:

 

-Oğul,bununcevabınıo,hocanızolacakköftehordansorsan dahaiyiolurdu.Amanevarki,şimdiburada değil vebizedüşüyorbu iş.Evet,doğruşeklisenindediğin gibidir."Bilgiç" lakabınıtalebelik yıllarımızdaTolgatakmıştıbana.Böylecesürüpbugünegeldiişte.

 

BilgeAta’nınbuizahatından sonrabirsüresessizkalmışlardı. Akkartal buaradayarın  sabahla  başlayacak  olan  yolculuğunu  ve geçeceğiyerleridüşünmüştü.Nitekimsessizliğibozarak;

 

-BilgeAtam,görmemibilhassasalıkvereceğiniz yerlervarmı, diyesorsam,nederdiniz?

 

-Tabiikivardıroğul.Mesela,Batılıların, çokdahaeskidenadı başkaydıama,şimdiKostantinopol dedikleribiryervardır,orasını gidipgörmeniisterdim.Doğrusuuzaktır,amaozahmetedeğer.Burası aynızamandaİsadini,diğeradıylaHıristiyanlığın merkezidir. Birde batıRomavardıeksiden.Mekke,Kahire,Atinaşehirleridevardır. Amabunlardauzaktır. Ancak,şartlarınelverirsegit,hepsini gör, derim.

 

Birsüredahaböylece sohbetedip,yatmavaktierişince,mevcut ayıpostlarınabürünmüş, huzuriçindeuyumuş,sağselim,sabahı bulmuşlardı.Çayveyemektensonravedalaşmış, BilgeAta,ceylan derisineyapılmışbir  harita  ve  torba  dolusu  Zengibarçayını  eline tutuşturmuş, genegörüşmekdileğiileayrılmışlardı.Aşağıda,kendi halinebıraktığıatını   yerinde   ve   sapa   sağlam ayakta   bulunca sevinen   Akkartal,   onu   bir   insanmışçasına selamlayıp,sağrısını okşamışvekoşumlarını vurup,elindekileriheybeninbirgözüne koymuştu.BusıradaBilgeAtavekurtlarıaynıyerlerinde durmuş, yukardanonuizlemekteydiler. Nihayetatbinip,yukarıelsallayarak onlarısonbirkezdahaselamlayarak,hareketetmişti.

 

İlkuğrağıAlmaata’dansonraTokmak,BalasagunveFerganaya varmış,sonrakuzeye   yönelerek,   Talas   yakınlarından   geçmişti. Buradaedindiğibilgiler,duyduklarınıtasdik  eder  vaziyetteydi.Bir


savaş  olup,  sağlanan  Arap  ittifakıyla,  Çin  işgali  artık kaldırılmış, daha  önce  düşman  olarak  görülmelerinerağmen,bu  kanı  değişip, ilişkileryumuşamaya   başlamıştı.Buradan   tekrar   güneye   yönelip, ünlü     şehirlerden     Taşkent,  Semerkant  ve  Buhara'ya  varmıştı. Buralardauğradığıİlteberler,doğuUluKağanlığın hakkında söylediklerinden pekmemnunolmazken,kendiyönettikleriahalinin huzursuzluğunu daizahedememişlerdi.BuradanyoladevamlaMerv, Nesa,Gürcan,Teberistan veReydenkuzeyeyönelip,nihayetTebriz'e ulaşmıştı.

 

Burası,TuranîillerdenAzerbaycan'ın büyükvemamur kentlerinden    biriydi,  lakin,  siyasî  yönetimAraplara  geçmiş  olup, MervanisimlibirEmevîValisitarafındaidareediliyordu. Talas yengisindepaysahibiolanAraplar,bununsonucuitibarvenüfuz sahibiolmuş,ahalininsosyalhayatınadoğrudanetkiediyorlardı. Bu etkiyienbarizinden, çarşı-pazardadolaşankadınlarıngiyimlerinde görmekmümkündü. Kimikadınlar,gözlerihariç,tümbedeniörten, çarşafvepeçelere bürünürlerken,kimisisadeceyüzüveellerini açıkta bırakacakşekildeörtünmüşlerdi. Etraftabelliyerlere,Mescitadı verilenyeni mabetlerkurulmuş,mimarigörkemihaizbubinalar,toplu ibadetiçinaçılmışlardı. Buralarabilhassaerkekleringidipgeldikleri görülmekteydi. Ancakahalidençoğuhenüzdindeğiştirmemişti. İslamlıkta bubakımdanzorkullanmak yok,fakatdahaziyademilli- siyasîamaçlar gözetenValiMervan, bukuralıkeyfince uyguluyor, yerinegöreuymakişinegelirken,yerinegöreuymamayı yeğliyordu. Nitekim,zorlaMüslüman ettiğieskiyöneticivenüfuzsahibireyler vasıtasıyla fiiliidareyielegeçirip,sairhalkahoşgörünürduruma gelebilmişti.Âlicenaplıkiçin,  onları  din  değiştirmeğezorlamamak bileyetebiliyordu artık.Bunamaruzkalanlarınhertürlüangaryaişin yapımına razıolacağıbelliydi. Böylebirdurumdaİslam'ıkabuletmiş olankimi  Beylerin,takiyyeyaparak,durumlarınıdüzeltip,kendilerini baskıdankurtardıktansonra,geneeskiinançlarınadöndüklerine bile rastlanıyordu.

 

Nallarından biridüşüp,diğerlerikısmeneskimişolanatı yedeğinde, yürüyenAkkartal,   onu    nallatmak    için    Tebriz sokaklarında   dolaşıyor,    bu    arada    usta    bir    nalbantarıyordu. Nitekim,çevresinde haşarıçocuklarınoynaştığı,devasaşemsiyeyi andıranulubirçınarınaltındagördüğü,üçkurnasındanakansuların


doldurduğu   havuzlarından, atınasuiçirmekistiyordu.Küçükkurun (havuz)  bununiçinyapılmışolup,atınıdoğrucaonunbaşınaçekmişti. Berraksuyaeğilenat,içmeğebaşlarken, Akkartalıslıkçalmağa başlamıştı. Islıkatıiçişeteşvikederken, kuyrukvekulakhareketleri atın  duyduğu  hazzı  gösteriyordu.Etrafta  oynaşan  çocukların dikkatlerini çeken,herhaliylefarklıgörünenbuatlı,oyunlarınıkesip, ona  yaklaşmalarınasebep  olmuştu.  Çocukların  meraklı  bakışlarına gülümseyerekkarşılık  veren  Akkartal,  su  içmekte  olan  atına  ıslık çalmayadevamediyordu.Buhareket,onikiyaşlarındaçakır gözlü bir oğlanındikkatinibilhassaçekmişolacakki,yanındakilere hitaben, hayretle:

 

-GördünmüYaman,buyabancıtıpkıbizim gibiyapıyor? Demesineyolaçmıştı.Akkartal'ınıslıklaçaldığı "suiçirenezgi"dalga dalgasürüpgiderken,Karaşimşekdahabir  keyifleiçmeyedevam ediyordu.  Nitekim  ıslık  kesilince,  at  da  dudaklarını  şapırdatarak, başınısudankaldırıp,sağasolasallıyordu. Hermoladaolduğugibi, geneatınınbaşını,güryelesini,gelişkinkaslarınışefkatleokşamış, onutekraryedeğinealarak,uzaklaşmaya başlamıştı.Azsonra arkasındanseslenençocuklardanbiri:

 

-Beğim,nalbantararsanşuilerdensağasapınca, hemenkarşına çıkar!Diyordu.Bu  çakır  gözlü  çocuktan  başkası  değildi.  Çocuklar önceçeşmeninbaşındadururken,şimdionayaklaşmağabaşlamışlardı.

 

NitekimAkkartal:

 

-Nalbantaradığımı neredenbildin?Bununüzerineçocuk gülerek:

 

-Elbettekiatınyürümesinden anladım.Bizimatımızdavar beğim.Deminçaldığınıslık,neArapneFarisiolmayıp, bizim budundanbiriolacağınıdüşündürüyor,ama?

 

-Ya,demeköyle?Peki,sizlerenedenir,kimlerdensiniz?

 

-  Mene  Çandar  derler,  şu  karındaşım  İlkut,  bu  da  taydaşım

Yaman.HepimizOğuz-Bozokboyundanız.Ağamyasen?

 

-MendeOğuzlardanım!

 

Buyanıthepsinigülümsetmişti. SonraAkkartalçakırgözlü çocuğa:


-Haydin,şimdionalbandın yerinigösterinki,sizebirerödül verem,tamammı?

 

Buöneriyisevinçlekabuledençocuklar hemenkoşturup,öne geçmiş,nitekim azsonranalbant  dükkânına gelmişlerdi.  Kemerinde takılıkesedenbir   avuçgümüşçıkaranAkkartal,bunlarıçocuklara dağıtmış,sevinçleoradanayrılmışlardı. Çocuklarlakonuşmasını izlemişolanNalbant,onukapıdakarşılayarak,saygıylabuyuretmiş, at    için  gerekenleri  özenle  yapmıştı.  Bunu       beğenen  Akkartal, Usta’nınemeğiniziyadesiylekarşılamış,memnuniyetle ayrılmışlardı. Taşdöşelişehircaddelerinde birsüredahadolaşanAkkartal,nihayet tavsiyeedilenhanınkapısındadurmuştu. Atınıoradahazırbekleyen hanseyislerineteslimederek,içerdekiaşhaneyegirmiş,yemekiçin boşbirmasayaoturmuştu. Burasıhaylibüyükveişlekti.İlkiş, ısmarladığı etlipilav,salataverevanitatlısındanoluşanbiryemek yemiş,sıraetrafagözgezdirmeğe gelmişti.Çevredeyirmidenfazla masavardı.Bunlarınetrafıtürlümeslektenadamlaçevriliydi. Kimi yiyor,kimiiçiyor,kimisohbetediyordu.Nitekim   içeri   giren   bir adam,   Akkartal'ın   gözüne   takılıp,   ilk   anda   onu   tanış   birine benzetmişti. Amakime?Başındaaçıkkahverengisarıkvebelinde hançeriyleonu,talihsizyolculukarkadaşlarından merhumMirza’ya benzetmiş olmalıydı. İşingaribibuadam,çevremasalarda boşyer bulunmasına rağmen,doğrucaonunmasasına  yönelmiş,azsonrada yanınagelince:

 

-Birmahsuruyoksaoturabilirmiydimbeğim?

 

-Hayır.Elbette,buyurunuz.

 

Masayaoturanadam,aşçıyamağınıbeklerken,konuşuyordu:

 

-Buranınyemekleriiyiolur.BenTebriz'ehergelmemde burada konaklarım.Siziilkdefagörüyorum.

 

Akkartalcevaben:

 

-Buzatenilkgelişimdir.

 

-Gündoğusundangeldiğinizbelli,sanırımbirgezginolmalısınız, belkidebirelçi,yoksayanılıyormuyum?

 

Adamıntahminleri Akkartal'ı şaşırtacakdenliisabetliydi. Nitekim,hafifyadırgılıbirtebessümle,cevaben:


-Tahminlerinizyerinde.Sizdebirtacirolmalısınız.

 

Adamyadırganmaya aldırışıetmiyordu.Aynıtarzkonuşmayla cevapveriyordu.

 

-Evet,doğru!Pekiamanasılanladınızbunu?

 

-Birrastlantıherhalde.

 

-Nasılyani?

 

-Banabirinihatırlattınız,sanırımondanötürü.

 

-Kimi,nasılbirini?

 

-İsfahanlıbirtaciri.

 

Bunuduyanadamınmerakıbirdenartarak:

 

-Demeköyle.OdaFarisimiydiyoksa?

 

-Evet.Hem,nerastlantıysa, dışgörünüşbakımındansize benziyordu.Busözleradamıiyiceheyecanlandırmıştı;

 

-Adıneydionunpeki?

 

-Mirza.EvetMirza'ydıtalihsizdostumunadı.Nedensordunuz?

 

-Talihsizmidediniz,onaneolduki? Böylediyorsunuz.

 

Derken,adamendişelenmeğe, hattaüzülmeğebaşlamıştı.Sakın onunbiryakınıolmasındı?

 

Akkartalbusanısınıgidermekiçin:

 

-Onutanıyormuydunuzyoksa?Oysatarifbileetmedim henüz. Adamsonderecekaygılıbirsesle;

 

-Korkarımevet.Amagenedeinşallahkorktuğum gibideğildir, diyorum.  Sözünü  ettiğiniz  kişinin  başına  kötü  bir  şey  gelmişe benziyor.  "talihsiz  dostum"  demeniz  buna   işaret   ediyor.   Hayli zamandırhaberalınamayan kardeşiminadı  Mirzaolup,  odabenim gibidoğuya,batıyaseyahatleredenbirtacirdir.

 

Akkartal,adamınbusözlerinden sonraaksitesadüfüiyice anlamış,onunadınaüzülmüş,sonraolanbitenikısacanakletmişti.

 

Nitekimduyduklarınaçoküzülenadam:

 

-Vahzavallıkardeşimvah!Demeköyleolduha?

 

-Evetmaalesef.


-  Her  şeye  rağmen,  kaybolan  zavallı  kardeşimedair  akıbeti öğrenmeme  vesile  olduğunuz  için  size  teşekkür  ederim.  Çünkü devamlımeraktakalarak,kaygıylayaşamakdahaelemvericiydibizler için.

 

Aralarında böylecebaşlayansohbet,konulardeğişerek,bir  süre devametmişvenitekim Mirza'nınbüyükkardeşiolduğuanlaşılan Cihangir:

 

-DemekBizans'agitmekistiyordunuz, ohaldesizebirdostumu tanıştırayım,çünkükendisibüyükbirkervanlaorayagitmeküzere yolaçıkacaklardı. İstersenizbirliktegidersiniz.Birhaftasonrabizim kervandayolaçıkacak.

 

-Ya,öylemi?Fazlavaktimyok,onedenle, benbugünyola devamedeceğim.

 

-Ohaldeşimdibuyurunyanlarına gidelim.Şehrinbatı kapısındakibüyükkervansaraydan neredeyseyolaçıkmaküzeredir onlarda.

 

Böylece   masadan   kalkıp,   kendilerini   saygıyla   yolculayan hancıyabir  miktarbahşişverenAkkartalveCihangir,atlarını  alıp doğruca   kervanın   bulunduğu   yerevarmışlardı. Kumtaşından yapılmışolankervansarayınyüksekvegenişcümlekapısı,çoksayıda oymalıpenceresi, yirmikubbeveontonozlu büyük birdamıvardı. Öndekigenişalanda,takribenyetmişeyakınkişivebirsürüdeve,at vekatırlakarşılaşmışlardı. Etrafıakasya,ceviz,çınarveservi ağaçlarıylaçevrilibulunanmeydanlıkta toplanmışolankervan, yüklenerek,hareketehazır  halegetiriliyordu. Çevreye  yığılmışolan ticaret  malları,  ruloyapılmış halılar,ipektopları,baharattorbaları, misk-iamberkutularıvesaireşya,develereyüklenirken, ağaçların altınakurulusayvanlarda oturmuş,yemekyiyen,sohbetedenbirsürü kadın-erkek,   çoluk   çocuk   vardı.   İnsanlar   bir   sayfiye   havası içindeydiler. Cihangir,ilerigelenzevataAkkartal’ıtakdimedip, ayrılmışlardı.Azsonrada,gelmesibeklenenkervanmuhafızlarısökün edip,hepbirliktehareketedilmişti.


Akşamakadardurmaksızın yolalınarak,henüzgüneşbatmadan etekleridüzvegenişbirotlaktabitenyeşilbirkorununeteğinde ilk molayıvermişlerdi.Burasıonlarındaimimola   yerlerindenbiriydi. Yöreher   bakımdanelverişliolup,kervancılaretrafıgayet   iyitanı maktalardı. Yüklerhemenindirilip,hayvanlar otlağasalınırken, çevredeki uygunyerlereçadırlarkurulup,önlerineateşler yakılmaktaydı. Muhafızlarçevreyikolaçanederken,kervancariyeleri gayretkeş,türlüyemeklerhazırlamağagirişmişlerdi.

 

Cihangir'in dostuCâbirzenginbirtüccardı.Kervandamalı bulunanikiarkadaşıdaha   vardı.   Bunlardan   biri   Ermeni   asıllı Agop,   diğeri   Musevi   Salamon'du.   Çabucakkurulmuşolansüslü sayvanda, yerlereserilenhalıvekilimlerüzerineatılanminderlere oturup,ortayakonanbüyük bakırbirsinininetrafını çevirmişlerdi.Bir yandan   zarif   fincanlarda   cariyelerce   sunulan   yemen   kahveleri içilirken,  bir  yandan  latife  ve  nükte  dolu  sohbetler  başlıyordu. Akkartalşayetkervandanayrıveyalnızgidecek olsa,şimdienazdört mislifazlayolkatetmiş,olacaktı. Lakin,oülkecoğrafyalarını gezmektenziyade,insanlarla görüşüp,tanışarakbellibaşlıkonular üzerindegözlemyapmakistiyordu.Bu  bakımdanböyle  bir  ortam onuniçinbiçilmişbirkaftansayılırdı. Buna,birbakımamerhum yol arkadaşıMirzavesonraonunbiraderivesileolmuş,dolayısıyla onu minnetleanıyordu.Câbirvetüccararkadaşları ortayaşlarınıhayli aşmış,olgun,güngörmüş veneşeliinsanlardı. Akkartalonlarıismen tanımış,   bunundeveyürüyüşüylealınanbuuzunyoladeğecekbir müşavereyeyolaçacağınaşimdidenkaniolmuştu.

 

NitekimCâbir,anidenaklınagelmişgibi:

 

-Akkartal            Beğ,Cihangir Bizans'a gitmekistediğinizi söylemişti,lakin,sebepneydibunadiyesorsak?

 

Akkartal,   karşısında   bağdaş   kurmuş   olduğu   halde   oturan

Cabir’ecevaben,anlayışla:

 

-CâbirEfendi,Oraya,fikrinebilhassadeğerverdiğim birinin tavsiyesi üzerine,gezipgörmekveaynızamanda UluKağanMoyen Çor'afahrielçiolarak,Bizansİmparatoru ilegörüşmeküzere gidiyorum.


-Bunundışındabaşkabirarzumdaburalarahasinançvetöreleri araştırmaktır.Diyerek,asıl maksadınıaçıklamıştı.

 

Bucümlesineneşeyleilkkarşılık,Cabir’dengeliyordu;

 

-Ya,nekadarilginç!Dahasıtamyerinerastladıdostumuz, öyle değilmiarkadaşlar?Diyerekötekilerebakmıştı.

 

Bununüzerinekırsaçlı,Salamon:

 

-Bendeuzunyolboyuncaneeder,molalarda nelerkonuşuruz, diyedüşünüyordum.Desenizeki,sohbetkonusubololacak!

 

ErmeniasıllıAgopneşeylegülerek:

 

-Bre,albendendeokadar!

 

-AkkartalDostumuz belkibilmez,bizüçümüzayrıayrıdinlere mensup,çokdaiyiarkadaşlarız. Derkenkıvançlagülümsüyor, ötekilerebakıyordu.

 

Akkartal;

 

-Takdireşayanbirolay.Ohaldebukonular, sohbetlerinizde geçiyorolmalı?

 

-Elbette,bizdeherkesfikriniaçıklamakta hürdür.Kimse kimsenin dininekarışmaz,yermez.Amaaramızdalatifeeksikolmaz, takılırızbirbirimizedostça.DiyecevapverenCâbiridi.

 

İnsana,dinvetöresindenzorlabahsettirilemezdi. Akkartalbu konudakonuşacakgönüllülerarıyordu.Buradaumduğundan iyibir kaynağarastlamışgibiydi.

 

NitekimSalamonkendinitanıtarak:

 

-AkkartalEfendi,arkadaşlarımın bildiğigibi,bençoksofubir Musevideğilim,amagenededinimebağlıyımdır evvelYehva (Yahova),nedeolsaeneski,dolayısıylaenhakikiolanıdırbizimkisi bu  dinlerin.  Diyerek,  sunî  bir  kurum  ve  azametle  etrafındakileri süzmüşvesözlerinedevamla;umarım bunakimseninbiritirazı olamaz!Diyeeklemişti.

 

Salamon'un busözlerinitebessümle karşılayanAkkartal, diğerlerinintepkileriniokumak   için   onlara   bakıyordu.   Nitekim bunailkitirazİsevî(Hıristiyan)olanErmeniAgop'tangeliyordu:


-  Yo,  yoo!  Salamonefendi,  bak  işte  burada  haksızsın.Niye dersen, çünküdininizin  daha  eskiye  dayanıyor  olması  onun  aynı zamanda  en  doğru  olduğunu  hiçgöstermez. Hemoenhakikidiye nitelediğinizdin,eğerciddendoğruolmuşolsaydı,RabbinOğluİsa’yı çarmıhagerermiydiniz?Değilmiya?

 

Salamonsathîbirkırgınlıkla:

 

-  Amma  yaptın  bre  Agop,  İsa’yı  çarmıha  gereninbizimkiler olduğunusanakimdemiş?Onubizdeğil,Romalılaröldürmüştür bir kere!Dediktensonramuzipçegülerek;

 

-Hemoyalancınıntekiymişcanım;yokRabbinoğluymuş, yok babasızdünyayagelmiş imiş,bukonuda biryığınsafsata uydurulmuş. Şimdiniyekimsebabasızdoğmuyormuşpekiama?

 

-SalamonEfendi,SalamonEfendi,sözlerini tartbirazdaöyle konuş,tamammı?Çünküo,kendisi"BenRabbinoğluyum" diyehiç dememiştirher  halde.  Onu  çekemeyip,mahkûmettirmek    isteyen sizinkiler   öyle   uydurmuşolmalılar   bunu.   Bir   de   bazı   fanatik cahiller.Çünküonunortayakoyduğumüthişmucizelerebaşkatürlü birmânâverememişolacaklardı.Hemölüleribilediriltebilene sen olsan  ne  derdin  onların  yerinde  ki?  Diyen  Agop,  onun  cevap vermesinibeklemedensözlerinehemendevamla:HerhaldeYehva'nın takendisiderdin,değilmi?

 

Salamonumursamazbirtavırla:

 

-Aman,breAgopEfendi,senbunlarıciddenolmuşşeylerdenmi sayarsın?Hiçdemezmisin,ölüleridahidiriltebilenhiçöldürülebilir mi,bunakimingücüyeter,diye?

 

Agopvakurbiredatakınarak:

 

-Bu,biritikatmeselesidir SalamonEfendi.Kaldıki,sizinkiler zatenonuöldürememişlerdi, çünküo,dahasonragenedirildiveRab Babatarafındangöklereçıkarıldı,takizamanı gelip,tekraryeryüzüne dönünceyekadar.

 

Salamongülerek:

 

-Ya,nezamangelecekmişpekiozaman?Agop:

 

-Dedikyaişte,kıyametgüneyaklaşmavaktigeldiğinde. Gelme tarihinidebizdeğil,Rabbilirgene.


Salamonyüzündekiumarsızlıkifadesiyle:

 

-Gerçi,neonun nedeozamanıngeleceği falanyokya,ama diyelim kibirgünçıkıp,hayır,inipgeldigökten.Pekiama,ozaman onunİsaolduğununasılanlayacaksınızAgopEfendi?

 

Agopbudefatevekkülederek:

 

-Heleobirgelsin de,anlarız herhaldebirşekilde geleninkim olduğunu.BuradaCâbirsözegirerek:

 

-Hayret,Müslümanlar olarakoysabiz,İsaAleyhisselamın yerine,onabenzeyenbirhaydudun çarmıhtaöldüğüneinanırız.Sizin ifadeleriniznedenböyleanlayamadım.

 

Derken,teessüfediyordu. Bukonuaralarındailkkezaçılmış olmalıydıki,kimsediğerininbukonudanasılinandığınıbilmiyordu.

 

Salamon, Cabir’inbusözleriyleAgop'udesteklemişolmasına tepkiyle:

 

-CâbirEfendi,mademkionakatılıyordun, ohaldeazönceki sorularanedencevapvermedin,anlayamadım.

 

Câbir:

 

-Hangisorularıkastediyorsun?Salamon:

 

-Bunlarıyenidenmitekrarlamalı. Sizinkitabınızyada Peygamberiniz,İsa'dan  bahsederken,ona  Allahın  oğlu  ve  yeniden gelecekmi,diyor?

 

BunacevabenCâbir:

 

-Esasen,sizlerinbukonulardakişahsitartışmalarınıza katılmak istemezdim, amabumevzularadairbizimkitabımız,herhalükarda sizinkitaplarınızda geçenlerdendahafarklıifadeleriçerir.Kuran’a göre,Allahüçtürlüyaratmağ örneğivermiş;Âdemianavebabasız, İsa’yısadecebabasız,bizimPeygamberimizHz.Muhammedvediğer insanlarıisehemanalıhembabalıyaratmıştır.

 

Agop:

 

-ŞimdiSalamonEfendi,acabapek   beğendikleri Mose'lerinin (Musa)  aslında  adam  öldüren  bir  katil  olmasına  ne  diyecekler bakalım?

 

Salamon:


-  Musa  Efendimizin  birini  öldürmüş  olduğu  doğrudur,  fakat onunbununedenyaptığını bilmeyen cahillerişteböyle,sankio, sıradan birkatilolup,durduk yerdecanakıyanbircaniimişgibi konuşurlar. Oysakio,haksızyerevesavunmasız birkadınıöldüren MısırlıbirFiravunaskeriniöldürmüştür. Varmıydısizinİsa'nızında böylebiryiğitliği,söylebakalım?

 

Agopalaylagülerek:

 

-Bizimİsa'mızınişiöldürmekdeğil,aksineinsanları, hastalarsa sağaltmakvehattaölmüşlersediriltmekti.Buyiğitlikdeğilise,ohalde nedir,söylermisin?

 

BusorukarşısındabiransusmakzorundakalanSalamon,yeni birçıkışyapabilmekiçinsüratlezihniniaraştırırken,Akkartal:

 

-Yaptığınızbukonuşmalar ciddendikkatedeğerdidostlar. Yalnız,henüzanlaşılmayan bazıhususlarvar.Bunlarınbaşında;hem hepimizayrıdinleremensubuzdemeniz,  vehemdedinkitaplarınızın bazı  ortak  konuları  ele  almış  olmalarına  ek  olarak,  hatta  aynı kişilerdenbilebahsetmişolduklarınadairzannım geliyor.Budoğru mu?Aynıkişilerden,kisizbunlaraPeygamber diyorsunuz, bahsediliyormugerçektenbuüçkitaptada?

 

-EvetAkkartal  Beğ,buradaüçkitapsözkonusudur.Gerçibir deZeburadıverilenveDavutPeygamber'e gelenkitapvar.Diye başlayanCâbir,sözlerinedevamla:Bunlar,bizimlisanımızla Tevrat, İncilvesonkitapolanKuran’ıKerimdir. Buüçkutsalkitabınele aldıklarıkonular,mahreçleri,ortayaçıktıklarıtopraklaraynı,amaismi geçenpeygamberler birazfarklıdır.Onlarınkitaplarındabizim peygamberin adıpekgeçmez,lakin,onlarınismiKuran’dasık zikrolunur.Bufarkınbenceenmühimsebebi;bizimkitabımızınen sonkitapolmasıdır.Ayrıcabizimkitabımız  ensonolmaklakalmaz, enyeni,tahrifedilmemişveensahiholanıdırbukitapların.

 

Derken,gülerekarkadaşlarınabakanCâbir,sözlerinedevamla:

 

-   Diğerleri,  yani  bunların  kitapları,  bizim  kanımızca,  asıl nüshalarıkaybolup,değişikliğe uğramış,bunedenle,artıkhükümleri kaldırılıp,geçerliğikaybolankitaplardır. Birbaşkakaydadeğerhusus ise;bizimpeygamberimiz Hazret-iMuhammed'inArapMilleti aslındanolmasınarağmen,obütüninsanlara,hattacinlere,meleklere


vetümkâinataPeygamber olarakgelmişolduğuhalde,ondan öncekilerin, İsrailoğullarıhalkındanolarak,sadeceonlariçin gönderilmişolmalarıdır.

 

BuizahatkarşısındaAkkartal:

 

-MuhteremCâbirEfendi,budediklerinizbencehenüzbelirsiz vekarışıkifadelerolup,anlaşılmakiçinbazıeksorularaihtiyaçvardır. Banacevapverebilirmiydiniz,ricaetsem?

 

-Tabi,   tabii   Akkartal   Beğ,   anlayamadığınız     ne   varsa, buyurunsorun.Bildiğimizkadarıylacevapvermeğehazırız.

 

Câbirböylederkendiğerlerine bakmış,onlardabunabaşlarıyla onayvermişlerdi.Akkartalbaştanbaşlayarak:

 

-Önceistersenizben,buifadelerden şahsenneanladığımı açıklayayım. Derken,birandurup,sonrabilhassaCabir’imuhatap alaraksözlerinedevamla:Yanisizdiyorsunuz ki,bizim,el’andahi geçerliolankitabımız Kuran’da yazılıbulunanilâhîifadeler, onların kitaplarındageçenleridekapsarvebunlaronlarındaha sahih,vecizve doğruolanlarıdır,öylemi?

 

AgopveSalamonAkkartal'ın Cabir’eyöneliksözlerikarşısında afallamış,şaşkınlıkiçindekâhona,kâhbirbirlerinebakmaktalardı.

 

NitekimCâbir:

 

-Evet,öyledir. Akkartal:

-Sonra,diyorsunuzki,Tevratveİncilgelmişolduklarızamanda doğruvesahiholmalarına karşın,dahasonra,yenidenyazılışları esnasında,ilkiçerdiklerikısmenolsundeğiştirilip,asıllarındantahrif vetağşiş(sahteleştirme)edilmişlerdir,öylemi?

 

Akkartal'ın  kısa  ve  kesin  tanımlamaları  karşısına  Agop  ve

Salamonşaşkınlıklabaşlarınıbükerken,Câbirsadece:

 

-Evet,öyledir!Diyordu.

 

SonratahliledevamedenAkkartal:

 

-Şimdigelelimbukitaplardageçenkelamıoluşturancümleleri ilktelaffuzedenağızsahipleriolankişilere,yaniPeygamberlere dair sorulara:Diyordunuzki,Tevrat'ıilkvaaz edenPeygamberMusa'dır,o


veİncil'invaazedeniolanPeygamberİsa,yaniherikisideİsrail

Oğulları'ndantüremişkişilerdi,öylemi?

 

Câbir:

 

-Evet,öyle. Akkartal:

-Bunakarşınsizin,bizimPeygamberimiz, dediğiniz,yaniArap MilliyetindentüremişolanveKuran'ınilkvaazedeniolanPeygamber, yaniMuhammedBinAbdullahisimliZat,bütünkâinatahitapetmiştir, öylemi?

 

Câbir:

 

-Evet. Akkartal:

-Şimdigelelim,tereddütlekarşılamakta olduğumuzsorulara:Bir kere,  Araplarlaİsrail  Oğulları  aynı  topraklarüzerindeyaşamışve halendahioralardayaşamalarına rağmen,nasıloluptaşunispeten ufacıkolanyarımadada tamamengayrı,   yanibaşkasoylardan türemişlerdir,yadabudoğrudeğilmidiryoksa?

 

BusoruyacevapSalamon'dangelmişti:

 

-Budoğrudeğildir, çünküAraplarveİsrailoğullarıesasenaynı soydangelip,birbirlerine amcazadeolurlar,çünküdahaöncesinde hepsininortakadıaynıvebunaSamikavimleridenirdi.

 

Akkartal:

 

-Ya,demeköyleymiş. Dediktensonra,Cabir’denbirtepki beklemişti,amao sükûtediyordu.

 

-OhaldeCâbirEfendi,deminki,"BizimPeygamberimiz Arap Milletindendir, amaoİsrailPeygamberlerigibisadecekendikavmi için  gelmeyip,aksinebütün  insanlığave  hatta  top  yekûn  Kâinata peygamberolarakgönderilmiştir"şeklindeki,açıkbiriddiademek olanifadelerinizkısmenhasarauğramaktadır,öyledeğilmi?

 

Cabir’den   gene   cevap   gelmeyince   sözlerine   devam   eden

Akkartal:

 

-Biz,yalnızvesadecearıgerçeğiaraştırmakadına,öncelikle, bir  kitabın  bütün  kâinata  ve  top  yekûn  insanlık  âlemine  hitap


edebilmesinin şekilveşartını;"okitabınhemmânâ,hemde,yazılı ifadesinde kullanılandilvealfabeitibarıilebütüninsanlartarafından doğrudanokunabilirveanlaşılabilir durumdaolmasıdır",diye tanımladıktan sonra,genesoruyoruzki;adıgeçendiğerikikitaptan farklıolarak,nasıloluyorda,sizinkitabınızbütüninsanlığa, diğerleri ise,   sadece   o   peygamberlerin   bizzat   içinde   yaşamış   oldukları kavimlerehitapetmişoluyorlardı?

 

Bu,  sizinkitabın  içeriğindekihitap  şeklinden ötürümü,  yoksa yazıldığıdilvebundakullanılan alfabeden ötürümüydü?Sizeğer, yazıldığıdilveyazıtüründenötürüdür, derseniz; ozamandünyadaki bütüninsanların, ilkyaratılıştanberiArapçaokurolması,vede hepsininArapneslinden türemişolmasıicapetmezmiydi?   Bu gerçekten böylemidirşimdi?Yok,eğerbuiddiayatemel,okitabın içeriğindeki hitaptanötürüdür,ise,böylebiriddiayatemelteşkil edebilmesi içinbirkitabın,gerçektenevrenselbirdilveonunyazılı ifadesiyle  yazılmış olmasıicapederdi.Oysaki,  böylebir  dilhenüz mevcutbiledeğildir.

 

NitekimsözübağlamakiçinAkkartal:

 

-Neticeolarakbana,yukarıdaki "Bizimkitabınmüstesna özellikleridir" başlığıaltındaönesürdüğünüziddialar,fasitve dayanaktanyoksunifadelergibigeliyor.Yoksayanılıyormuyum?

 

Böylece  irdelemesini  bitiren  Akkartal,  Agop  ve  Salamon'u hayretveşaşkınlığa,Cabir’iderindüşünceleresevkediyordu.

 

İlktoparlananAgop:

 

-Akkartal         Beğ,müsaadenizle birhususaaçıklıkgetirmek istiyorum.Oda,bizimdavranışlarımızayönverendinikaidelerimizin yazılıbulunduğukitap,Câbirdostumuzun dediğigibi,aslında sahteleştirilmeyip,  bilakis,  sadece   vukufehlikişilerdenoluşanbir heyettarafından,değişençağıngereklerine uygunhalegetirilmeğe çalışılmıştır,  ki  bizce  bunun  bir  mahsuru  da  yoktur.  Nihayet  o kuralları,tüm  fayda  ve  zararıylapratikte  yaşayacakolan  da  gene bizleriz.

 

 

 

BunuduyanSalamonda,Cabir’indeminkialeyhte   bulduğu sözlerinecevapvermekistiyordu.Bumeyandaolarakda:


-  Bizimkitabımızınönceliklekendikavmimizehitapettiğini inkâretmeğehiçgerek ve  sebep olmadığıgibi, bencebundantabiibir şeydeyoktur.Bunuönceliklevurguladıktan sonra,şimdigelelimbir kitabınherkesehitapeden,cihanşümul şümulolmaözelliğine;bizim dilimizi bilen,yadasaltdinimizimerakederek,tetkikileöğrenmek isteyen herkes,  eğer  isterse,  bunu  pekâlâ  yapabilir.  Zira,  isteyen bunu   kendi   diline   çevirip,nüshalarınısayısızcaçoğaltabilir.Hal böyleiken,daha nasılolurdabuözelliksadece Câbirdostumuzun kitabıolanKuran’a inhisaredilebilirveböylebiriddianınaslı,esası olurmu?

 

Câbirbuaradayenidentoparlanarak:

 

-Busözlerimdeesasen,bizim kitabıntümkâinatveinsanlık âleminegönderilmişolmasıözelliğiniaçıklarken, onunkapsadığı anlamitibarıyla,demekistiyordum.Ayrıca,demindedediğim gibi, bizimkitapKuran’da,onlarınkitaplardageçen bütünpeygamberlerve bunlarınhayatlarına dairhikâyeveibretverenöykülereyer verilmişken,onlarınkitaplarındabuyoktur,onuniçin.

 

Akkartal:

 

-Câbirefendi,eğer"Bütüninsanlık âlemi"derken, yekûndünya nüfusuyanında sadecedevedekulaktanibaretkalanbirİsrail Oğulları'nıkastetmiyorsanız, zirasözlerinizinanlamıbudur,ohalde neredebunundelili?Yoksabaşkamilletlerden yüceyaratanhiçmi Resulgöndermemişti?

 

Câbir:

 

-Akkartal        Beğ,Aslenbirİranlıolarak,bukonudabende tereddütediyorum,amagenede,mademKuran’daböyledeniyor, zahirbudoğrudur diyorum.Sonsorunuzailişkinise,Kuran’daadı geçenyirmibeştanePeygamber vardır,lakinYaratan'ın hermillete muhakkakbirçokpeygamberler gönderdiğidezikrolunur,amanevar ki,açıkisimlerineyerverilmemiştirbunların.

 

Akkartal:

 

-Ohaldekitabınızın gerçektenveherbakımdancihanşümul olmayışı kendiliğinden  ortaya  çıkıyor  denebilir.  Bunu  geçerek,  bir soru   da,   Agopefendinin   "Oöldükten sonratekrarBabaRab tarafındandiriltilip,göklereçıkarıldı,vaktigelinceİsatekrargelecek"


şeklindeki   iddiası   üzerine   hâsıl   olmuştu.   Hem   bunda,   açıkça söylediği  gibi,Salamonefendininde  kuşkusu  varmış.  Bu  durumda sizşahsen,ve  "sonkitap"denenKurannediyor?

 

Busorukarşısındaherüçüdedikkatkesilmişlerdi. Agopgene Cabir’den birdestekumarken, Salamonmeraklaonunnediyeceğini bekliyordu:

 

Câbir:

 

-Doğrusubukonudakitabımız Kuran’ınaçıkbir   beyanınaben rastlamadım, vardiyenide,duymadım.AmasorsançoğuMüslüman İsa'nınbirgüngeleceğinisöylerdi.

 

Akkartal:

 

-Fakatnasılolur?Bukadarönemlivedahamühimi, insanve İslamlığın geleceğiileçokalakalıgörünenbukonuda,eğerbu gerçekten  bir  gün  vuku  bulacaksa,  bir  tek  cümle  olsun  nasıl  yer almazdıkitabınızKuran'da.Yoksabuvardasiz mibilmiyorsunuz?

5
0
0
Yorum Yaz